Bilader, iramedli bobam nisan yağmırları yaadında "Engi yağmırlar direg ambara girer" derdi. Bi gün "Ay boba neci engile den?" dediimde hööle dediidi: "Hindi ekinlerin tam yeşerme vagdı. Nisan yağmırını yeyen ekin boylanıverir. Dibi guvadlanır. Deneye binmeye başlar."

O vakıdlarda hindiki gibi çarşı egmee çok yenmezdi. Milled ev egmee yerdi. Onun uçuun un çovalı biti bitiverirdi. Bilisiniz, engi un da buğdaydan olur. Onun uçuun köyde, kömedde bol buğday ekilirdi. Sırf köyde kömedde deel, Alanya'da da her ev buğday ekerdi. Baccasına eken vardı, dağa, bayıra, yamaca ekenler vardı.

Soona engi buğdaylar gan ısıcagda biçilir, patozula sürülür, samanı ayrılır, buğday denesi ayrılırdı. Buğdaylar deemene öödülmeye götürülürdü. Orda un olur, engi undan da ev egmee edilirdi. Hindi enginler hep hikâye oldu geddi.

Bilader esgiden bizim evde hep yuka egmeg olduundan "Çarşı egmee yeecez" deyi delirirdig. Soona soona yukaya hasired galdıg. Hindi de "Yuka egmeg yeecez" deyi deliriyoz. Nerde o günler? Geden gelse dedem de gelirdi.

Benden böönlük bu gadar. Hadi galın saalıcaala.