Eskiden burada Alanya'da 19 Mayıs Bayramı'ndan sonra mektepler tatil havasına girerdi. Benim küçüklüğümde de iş öyleydi. 19 Mayıs Bayramı'ndan sonra ders işi gevşerdi. Bu sene mayıs ayı serin geçti emme eskilerde mayıs ayında ortalık cayır cayır yanardı. Kan ısıcak olurdu. Hindiye göre eskiler taa ısıcak geçerdi.
O vakitlerde engile buzdolabı, soğuk hava üfüren klima, pervaneli serinletme yoodu. Buzdolabı öyle hatıllı, ağa adamlarda varıdı. İlk çıkan buzdolabını hööle hatıllayom da, gazlıydı. Engile bi buzdolabını Gargıcag'da Makinis'in İramedli Ali Emmi'nin evinde bi gördüdüm.
Millet Guylaröö beledanının dibinde satılan buz kalıblarından alırdı. Engi buz kalıbını parasına göre keseller, bi gırnabıyla bağalarlar, eve götürürleridi. Evde engi buz kalıbı, böyücek bi çencereye gonur, içine de su gatılırdı. Engi buz eriyinceye deglin, engi soğuk sudan içilirdi. Buz eridiğinde de su yal gibi olur, içilmezidi.
Hadi bobam, bita buz kalıbı almaya giderdig o ısıcaala. Evel, buz kalıbını eve getirirke yarısı ısıcağın zarbı zorula erir giderdi. Birinde buzu getirdim, yolda icig eğeleştidim, erimiş. Bobam görünsüre:
"Neci ulan engi buz? Sabın kirtii gibi galmış a. Yollarda neci zinzaarı gibi dolanının da çabucag gelmen!" deyi, nar şıbgınıyla dayaa vereddidi.
Hindi nerde bi buz görsem, engi dayag aglıma gelir.
Benden böönlük bu gadar. Hadi galın sağlıcaala.