Başkalarına göstereceğiniz şovlarınız, o bitmek bilmeyen "bakın ben ne aldım" sahneleriniz daha bitmedi mi?
Neden bu kadar sert eleştiriyorum, neden sürekli gözlem yapıp kalemi elime alıyorum biliyor musunuz? Çünkü toplum artık o kadar şeffaf, daha doğrusu o kadar "saydam" hale geldi ki, resmen sosyal medya üzerinden herkesin evinin içine kadar biliyoruz. Kim ne yemiş, hangi odada hangi mobilyayı eskitmiş, hangi lüks mağazanın önünden neyi kapmış; hepsine mecburi şahitlik ediyoruz.
Oysaki biz, "Aman yavrum, elindekini ulu orta gösterme; olmayanın canı çeker, alamayan vardır" diye ince düşünen, zarafeti ve mahremiyeti baş köşeye oturtan bir toplumduk. Şimdiyse o zarif kökler, yerini "Bak bende ne var, gördün mü?" kibirlenmesine, "Bilmem nerede açılan o lüks mağazadan şunu aldım" diye başlayan bencil ve egoist cümlelere bıraktı.
İlkel Benliğin Esiri Olmak
Hadi ama, bırakın artık bu ucuz vitrin oyunlarını. Psikoloji bize der ki; egonun sağlıklı olanı iyidir. Ancak ilkel benliğiniz (id) ile süper egonuz arasındaki o dengeyi kuramazsanız, tamamen bir "gösteri toplumu" haline geliriz. Araya böyle bilimsel gerçekleri sıkıştırmaya çalışıyorum ki, ruh sağlığının ve asıl zenginliğin gösterişte değil, dengede ve bilimsel dayanaklarda olduğunu biraz olsun fark edebilelim.
Belki dışarıdan bakınca sürekli her şeyden memnuniyetsiz bir eleştirmen gibi görünüyor olabilirim. Fakat elimde değil; sokağa çıkıp gözlem yaptıkça, ekranı yukarı kaydırdıkça içimden sadece "Vah vah, tüh tüh" demek geliyor. Modern yaşam ile beden ve tüketim kültürünüzü bir türlü dengeleyemiyorsunuz. Bir dönemin o meşhur, her şeyi kalıpların dışında yaşayan entelektüel isyanına ne oldu? Hani bizdik asıl marjinal?
Lütfen, o gösterişli kapılarınızı kapattıktan sonra özeliniz size kalsın. Ne yediğinizden, neyi nasıl kutladığınızdan, evinize neyi kaç paraya aldığınızdan kimsenin haberi olmasın. Paranın gelip geçici olduğu, ekmeğin gerekirse taştan bile çıkarılabileceği şu hayatta; asıl yatırımınızı karakterinize, kişisel gelişiminize ve beyninize yapın.
Kendine Yabancılaşan Memleket
Ahhh canım memleketim… Bir tarafı cehaletin ve yozlaşmanın getirdiği iğrenç bir çukurla dolu olan, diğer tarafı ise tamamen içi boş bir şov dünyasından ibaret olan güzel memleketim… İnsan doğup büyüdüğü, nefes aldığı memleketine kendini uzak hisseder mi?
Hissedebiliyormuş. İnsan, değerlerinin eridiğini gördükçe kendi yurduna da yabancılaşabiliyormuş.
Yine de bu yabancılaşma bizi köşemize sindirmemeli. Her ortama girmekten korkmayın; bakın, görün, cesurca eleştirin ve kendi yolunuzu kendiniz çizin. Ama bunu yaparken kendinizi kaybetmeden, ruhunuzu kişisel gelişimle harmanlayarak yapın. Unutmayın ki bu uyanışın doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi, Avrupa’sı veya Amerika’sı yok. Evren yekvücuttur.
Şems-i Tebrizi, Aşkın 26. Kuralı’nda ne güzel der:
"Kâinat yekvücut, tek varlıktır. Herkes ve her şey görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir."
Ekrandan Kafayı Kaldırma Vakti
İşte bu yüzden, tam da bu kozmik bağ yüzünden bu kadar bencil, bu kadar kayıtsız ve bu kadar "gösteriş budalası" olmaya hakkımız yok. Yanı başımızda ya da dünyanın bir ucunda insanlar varlık ve yokluk savaşı verirken, bizim her detayı bir lütufmuş gibi gözlerine sokmamız sadece görgüsüzlük değil, aynı zamanda insanlık bağına vurulmuş bir baltadır.
Şovlarınızı bitirin, kameralarınızı kapatın ve yüzünüzü biraz da içerideki o loş odaya; kendi içinize çevirin. Çünkü hayat, başkalarının beğenisine sunduğumuz bir "hikaye" (story) dizisinden çok daha derin, çok daha yaşanmaya değer bir gerçektir. Kendinizi dijital vitrinlerde harcamayı bırakın; zira insan, sadece ekranda göründüğü kadar değil, kalbinde taşıdığı vicdan ve karakter kadar büyüktür.
Vitrin toplumu: Evin içi sosyal medyada, karakter nerede?
Zülal Gündoğmuş
Yorumlar
Trend Haberler
Son Dakika! Alanya'da ünlü müteahhit 2 bacağından vuruldu
Alanya’da çok zehirli engerek yılanı paniği: Bahçede ortaya çıktı
Antalya'da turist otobüsünde rezalet: küfür kıyamet koptu
Hilton'dan sonra Yılgör Demirtaş da konuştu: "Alanya'yı kötülemek istemiyorum ama..."
CHP Antalya il yönetimi görevden alındı: Alanyalı CHP'liler ayaklandı
Alanya’da motosiklet yayaya çarptı