Dokuz Işık doktrininde ilimcilik; olayları ve varlığı ön yargılardan ve art düşüncelerden sıyırarak ilim mantalitesi ile incelemek ve girişimlere her çeşit faaliyette ilmi ön gören esaslara dayanır, Milletin iki ordusu: askeri ve öğretmenidir. En güçlü silahı kalemidir.

İlimdeki büyük gelişmeler insanlığın gelişmesi ve ufkunun açılmasını sağlamıştır. Ülkelerin refahı, güçlü olması insanların ilimde, teknikte ileri seviyede olmasına bağlıdır. Askeri gücü de ilim, teknik ve medeni seviyeyle mümkündür. İlim ve teknikte süratle yükselmesi, modern sanayi, tarımın kurulması için yüksek kaliteli, bilgili, liyakatli ilim adamı, teknisyen yetiştirmek mecburdur. Solcu akla; sağcı duyguya hitap eder.

Matematik, kimya, fizik, tarım bilgilerinde, sosyal bilimlerde yetenekli bilim adamları kadrosu teşkil edilmelidir. İktidarların yaptığı gibi okulları çoğaltmak, her il, ilçeye üniversite açmak, her bakan değişikliğinde müfredat değişikliği sorunları çözmeye yetmez. Milli Eğitim Müfredatı, Eğitim Öğretim programları yabancı fikir ve ideolojilerin saldırısına maruzdur. Eğitim kadrosu öğretmenlik mesleği hak ettiği seviyede olmalıdır.

Milli eğitimin gayesi; "İnsanları milli şuur, milli duygu, manevi değerle beslenmiş, sosyal ve ekonomik ihtiyaç hedeflerini tayin etmelidir. Topluma yük olmadan yaşayacak, üretecek teknik eğitime, hayati önem taşıyan bilgiye yönelik şekilde yetiştirilmelidir. Milli Eğitim müfredatı ve öğretmenlik Meslek Kanunu siyasetin dışında ele alınmalıdır.

Emperyalizm; güçsüz ve zayıf devletler üzerinde uygulanır. Uygulama ekonomik, siyasi, kültürel, askeri alanlarda çeşitlenir. En önemlisi ülke aydınları üzerinde fikir ve ideoloji istilası yürütülmektedir. Ülkücüler, kültür istilası ve saldırısı karşısında yüzde yüz yerli, milli fikirlerle, Milliyetçilik ideolojisi, Dokuz Işık’la karşı koyacaktır.

Milletler insan gibidir. “Kalbi, beyni, kanı” vardır. Bunları “Kültür, siyasi düzen, ekonomi” diye tanımlanır. Yıllardır Türk kültürü, Türk iktisat, siyaset sistemleri atılmış, yabancı kültür, iktisat ve siyaset sistemleri, ideolojileri getirilmiştir. Eğitim öz rayında değildir.

Milli kültür deyince, milletin dini, ahlakı, hukuku, örf ve adeti, dili, sanatı akla gelir. Eğitim sistemi yabancı kültürlerin istilasındadır. İmam ile öğretmen zıt kültürleri savunmaktadır. İktidarlar bir milli kültür müfredatı uygulamalıdır. Kalkınmanın maddi temeli müspet ilim zihniyetine ve teknik gelişmeye dayanmaktadır. İlim dilimiz Türkçe olmalıdır. Gençler mesleğinin Türkçe dilini bilmez, öğrendiği konuların Türkçe'sini de anlamaz haldedir. Buna rağmen en az bir yabancı dili en iyi şekilde bilmek zaruridir.

Gençlik; eğitim, kültür, beden, ruh terbiyesi açısından en önemlisi siyaset açısından ele alınmalıdır. Gideceği yolu bilmeyen başkasına yol gösteremez. Kör, köre yol gösterirse ikisi de çukura düşer. Türk ülküsü dışındaki her kültür köleliğe götürür.

HZ. Ali: Bana, bir kelime öğretenin kölesi olurum. Hz. Muhammed: İlim Çin’de dahi olsa git, öğren! Yunus: İlim, ilim bilmektir. İlim, kendin bilmektir. Sen, kendin bilmezsen ya nice okumaktır. Bilge Kağan: Ey, Türk, titre, kendine dön. M.K. Atatürk: hayatta en hakiki mürşit ilimdir. Peygamberliğin tebliği “Oku!” emriyledir. Okumadan ülkücü olunmaz. Yazıda, A. Türkeş'in Dokuz Işık Doktrini'nden yararlanılmıştır. Ordu silahsız; öğretmeni kalemsiz kalırsa durum nic'olur! Eğitim, bilim, teknoloji, ideal, ülkü Ve...