Güneşin her gün yeniden doğduğunu herkes elbette bilmektedir. Bunun inkârı imkânsızdır. Doğanın dengesi böyle kurgulanmıştır. Sadece her gün doğan güneşin yörüngesi farklıdır. Bir önceki gün ilerlediği yörünge ile örtüşen yılda pek az gün sayılabilir. Gün doğusu ile batısı arasındaki mesafe, Türk ülküsünün Kızıl Elması, Cihan Hâkimiyeti mefkûre sahasıdır. Ülküsüz nesiller, ülküsü kısırlaştırılmış gönüller, parti kıskacında cenahlar, iktidar hevesini kaybetmiş kitleler bu iklimden nefes alsalar da şuuruna erip faziletini kavrayamaz, prangaları kıramazlar. Güneşin sabah doğup akşam battığını düşünür, dünyayı düz zannederler. Fikir ve düşünce dağarcıkları ay ışığına da kapalıdır. Günleri oluşturan güneşin her gün yeniden doğuşu doğayı aydınlatırken, insanoğluna da aydınlanma yolunda ışık olmakta, yetmediği yerde ay ışığı yetişmektedir. İYİ Parti'nin 27.06.2026 Cumartesi günü saat 18.00'de Ankara Tandoğan Meydanı'ndaki "Bayrak Mitingi", yeniden doğması beklenen güneşle söken şafağın aydınlığında diriliş ve uyanış vaktini işaret etmiş, meydanların boş olmadığını tüm dünyaya duyurmuştur.
“İnmez bu bayrak yere ölmeyince son kuzu.” Mitinge herkes Türk bayrağı ile katılmış, sevdası Türkiye olanlar imkânlar dâhilinde destek vermiştir. Toplantının amaç ve gayesinin DEM Parti mitinglerine karşı düzenlendiği reaksiyon iması yanlıştır. “Kürt Hareketi” diye tanımlanan politikayı, siyasal ümmetçi düşünce ikliminden edindiği taviz; ülkücü düşüncede iklim kaymasıyla tanımlanan İmralı söylemi daha saydam hâle getirmiştir. Öz be öz Türk soylu Kürt aşiretlerini farklılaştırma politikalarıyla ayrıştırıp Orta Doğu projelerini gerçekleştirme niyeti taşıdıkları, devletin ilgili kurumlarınca bilinmekte, terör ve terörizmle mücadele hassasiyetle sürdürülmektedir. Her ne kadar terör örgütü yanlısı yürütülen siyaset atmosferi esintiler yaratsa da devletin üniter yapısı, ülkenin bölünmezliği, bayrağın tekliği, halkın ulusal bilinci üzerinde oynanacak oyunlara müsamaha göstermeyeceği inancı yüksektir. Tandoğan’dan verilmek istenen mesaj ve yükselen bayrak, Türk ülküsü ışığında birlik ve beraberlik mefkûre ve mesajıdır.
Ekranlarda bazı yorumcuların "ık gık" söylemleri, kafa arkasındaki niyetlerini ifade etmektedir. Türkiye'de savaş çığlığı atarak "barış" kelimesine sığınılması tutarlı politika değildir. İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Musavat Dervişoğlu'nun söz, söylem ve cümlelerine anayasal doğrultu, Cumhuriyet ve kuruluş ilkeleri ile bağımsız Türkiye kavramı, devletin üniter yapısı üzerindeki savunmasını sindirmek gerekir. Büyük Orta Doğu Projesi'ne karşıymış gibi söylem geliştirip BOP gayretlerine destek verenlerin asıl söylemek istedikleri sözlerinden anlaşılmasa da gözlerinden okunmaktadır. İYİ Parti kadro kapasitesinin Türkiye üzerindeki olay, oyun, tuzak ve gelişmeleri doğru okuduklarını anlamak ve anlatabilmek gerekir.
Ekran yorumcularının birçoğu kariyerlerine rağmen tuzak ve oyunları ideolojik akım ve parti politikası gözüyle görmektedirler. Saatlerce süren tartışmalar dedikodu sohbetinden ileriye uzanmamaktadır. Denir ya, her doğruya %30 yalan katılmazsa dinlenmezmiş; ekranların yalan katkısı %70’i aşmakta ve inandırıcılığını kaybetmektedir. Yorumcu ve politikacılar inanç ve güven kaybındadır. Parti değiştirme ve transferler çamaşır makinesi gibi çalışmakta; kayyum, butlan, adalet, hukuk terazisinde şakül kayması şüphesi yaşanmaktadır. Halk olup bitenleri algı operasyonu tanımlamasıyla yorumlamaktadır.
Halkı çok cahil zanneden siyasetçilere göre cahilliğin okuma yazma bilinmese de tertemiz kalbi, nur yüklü ahlakı, iman dolu yüreği vardır. CHP Manisa Milletvekili Sayın Özgür Özel’in il il, şehir şehir yolları aşındırması, sandık, sandalye bulabildiği yüksekçe mekânlardan halka seslenişi, halkın çığlığı dikkatle izlenmektedir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin uzandığı yol çıkmaz sokaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluş ilkeleri ve Anayasası'na başkaldırıdır. Anayasa’da Kürt aşiret soyundan gelenleri ayıran, dışlayan kelime yoktur. “Türk” kelimesi, “Türk bayrağı, Türk dili” ortak değerdir. Tarihçiler, Kürt aşiret köklerinin Turan ırkı, Türk soyuna dayandığı iddiasındadırlar. Etnik kökleri Kürt aşiretlerine dayanmayan bazı siyasetçiler, "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Anadolu halkına büyük Türk milleti denir" ifadesini paramparça etmek için siyasal Kürtçülük, etnik ırkçılık peşindedirler. Her ülkede farklı etnik kökler vardır. Hepsi yaşadığı ülke kimliğine sahiptir. Tarihte Kürt isyanı çıkartan Kürtçü önderler bile "Kürtler; gövdesi Türk olan çiçektir" tanımı yapmışlardır. Tarihin doğru kaynaklardan okunması önemlidir.
Bazı politikaların son kullanım tarihi dolmuştur. Tandoğan Mitingi bir iyi gün şafağının söküş mefkûresidir. Farklı fikir akımlarına kapılmışlar birlikte fikir üreteceklerdir. Birlik, birleşme, entegrasyon vakti gelmiştir. Politikada tehdit, teklif statüsü etik değer ve ahlakı çürütmektedir. Güncel politika toplumun sinir uçlarını kaşımakta, stresi azdırmaktadır. Güneş, Tandoğan Meydanı’ndan yükselişe geçmiş, şafak sökmek üzeredir. “Bayrak açıyorum!” diyen İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Musavat Dervişoğlu, “birlik beraberlik” mesajı vererek, “Bugün burada parti yok, hizip yok, şahsi hesaplar yok, Tandoğan Meydanı’nda sadece ve sadece Türk milleti var.” ifadelerini kullanmıştır. Unutulmasın ki hükümeti Cumhurbaşkanı kurmaktadır.