Avrupa'da artış gösteren Batı Nil virüsü vakaları, özellikle komşu Yunanistan'da kaydedilen tablonun ardından yeniden sağlık gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Yunanistan'da şu ana kadar 290'ın üzerinde vaka tespit edilirken, 24 kişi virüs kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetti. Uzmanlar, sivrisinek popülasyonunun arttığı sıcak aylarda bulaş riskinin yükseldiğini bildiriyor.
Hastalık, temel olarak enfekte kuşlardan kan emen Culex cinsi sivrisineklerin insanları ısırmasıyla yayılıyor. İnsandan insana doğrudan temasla geçmeyen virüsün, yalnızca çok nadir durumlarda kan nakli, organ nakli veya anneden bebeğe geçiş yoluyla bulaşabildiği aktarıldı. Kuluçka süresi 2 ila 14 gün arasında değişen virüs, enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70-80'inde hiçbir belirti göstermeden seyrini tamamlıyor.
BELİRTİLERİ NELER VE KİMLER RİSK ALTINDA?
Virüsün belirti gösterdiği hastalarda genellikle ateş, baş ve eklem ağrıları, halsizlik, kusma ile cilt döküntüleri ortaya çıkıyor. Vakaların büyük bir kısmı destekleyici tedavilerle kendiliğinden iyileşirken, ileri yaş grubundakiler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde tablo ağırlaşabiliyor. Kanser, diyabet, böbrek ve tansiyon hastalarının yüksek risk grubunda bulunduğu, virüsün nadiren de olsa ensefalit veya menenjit gibi ciddi nörolojik sorunlara yol açabileceği açıklandı. Yüksek ateşle birlikte ense sertliği, bilinç bulanıklığı veya nöbet geçirme gibi durumlarda acil tıbbi müdahale gerekiyor.
SİVRİSİNEKLERDEN NASIL KORUNMALIYIZ?
Batı Nil virüsünü ortadan kaldıran spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığı için en temel mücadele yöntemi sivrisinek ısırıklarını engellemekten geçiyor. Culex türü sivrisineklerin özellikle akşam ve gece saatlerinde aktif olması nedeniyle, bu zaman dilimlerinde uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi ve pencerelerde sineklik kullanılması öneriliyor. Ayrıca DEET, pikaridin, IR3535 veya limon okaliptüs yağı içeren onaylı böcek kovucuların kullanılması, riski önemli ölçüde azaltan pratik önlemler arasında yer alıyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2010 yılından bu yana zaman zaman görülen Batı Nil virüsüne dair, 2026 yılı için Antalya bölgesinde doğrulanmış resmi bir vaka kaydı bulunmuyor. Ancak Akdeniz ikliminin sivrisinek üremesine elverişli yapısı nedeniyle, bölge genelinde kişisel korunma tedbirlerine uyulmasının ve olası belirtilerin yakından takip edilmesinin önem taşıdığı ifade ediliyor.




