ÖNCEKİ gün Alanya Belediyesi’nden çıkıp biraz yürüdükten sonra, "Eh, bir çayı hak ettik" diyerek bir kafeye adım attım.
İçeri girdiğimde masadakiler, "Abi buyur, birlikte oturalım biraz sohbet ederiz" diye davet ettiler.
Hoş beş derken laf lafı açtı ve belediyede olduğumu söyledim.
Masadakilerden biri, "Hayırdır, inşaat mı yapacaksın?" diye sordu. Gülümseyip, "Herkes işini yapacak, ben inşaattan anlamam" dedim. Aramızdan biri, "Bir gazeteci olarak yaşanan sorunlara vakıfsınızdır" deyince, madem konu açıldı üzerine gideyim dedim. Masadaki iki arkadaş müteahhitti ve birçok projeye imza atmışlardı. "Şu an var mı bir yatırım?" diye sordum.
Cevap netti: "Hayır. Ben ofisimize gelen maillerin azaldığını gördüğüm an yeni bir proje yapmamaya karar vermiştim. Dolayısıyla şu ortamda inşaat yapmak, kış ayında vantilatör satmaya benzer."
Biraz daha üzerine gidip malzeme çıksın istiyordum. Devam ettiler: "Biz gidişatı okuyamadık. Daha doğrusu, bu işte çok para var diye sonradan girenler, bu işin çıraklığını yapmamış olanlar battı."
Peki ne olacaktı?
Tespit şu: İşini iyi yapan, profesyonel firmalar bu krizde bile yatırımlarına devam ediyor. Çünkü kurumun yıllara dayanan köklü yapısı müşteriye güven veriyor. Sermayeleri var; satamasalar dahi taahhütte bulundukları her projeyi tamamlamışlar.
Kısacası; her işte olduğu gibi profesyonelliğe inanan, adımlarını sahanın gerçeklerine göre atanlar hâlâ ayaktaydı.
Emlak sektörünün altın çağını yaşadığı dönemde, özellikle emlakçılıktan müteahhitliğe geçenlerin ise birçoğu elde avuçta ne varsa harcamış.
Söz verdiği projeleri bitirmeyi bırakın, zararı en azından başa baş getirmek için her sıkıştığında daireleri yok pahasına el altından satmışlar.
Maliyetler artmış, 100 bin euroluk daire 50-60 bine elden çıkarılmış. Ortada para yoktu, inşaat yarım kalmış ve borç boynu aşmış.
"Buradan çıkış olmaz mı?" diye sordum. Mevcut kurların buna imkân vermediğini söylediler. Euro kuru ile inşaat maliyetleri arasındaki artışın dengelenmemesi çıkış yollarını kapatmış, yüksek enflasyon da yatırımcıları tamamen vazgeçirmiş.
Alanya’da uzun bir süre özellikle turizm sezonunun ardından kalkacak olan inşaat yasağına rağmen çekiç sesleri duymayacağız.
İnşaata dair duyacağımız sesler; alacak-verecek kavgaları, mahkemeler ve daha boyası bile vurulmadan çürümeye terk edilen yarım kalmış projeler olacak.
Geçmiş olsun, Alanya.
Esen kalın...