Okullar açıldı ama velilerin de çocukların da kafası dertle dolu. En temel sorudan başlayalım: Okullarımızdaki çocuklarımızın güvencesi ve sağlığı ne durumda?
Okul kantinlerindeki fiyatlar almış başını gidiyor. Madem okullarda çocuklara ücretsiz yemek imkânı sağlanamıyor, o zaman kantin fiyatlarına bir sınır getirilmek zorunda! Bir süt veya ayran 5 lira olmalı, bir tost 10 lirayı geçmemeli; poğaça, börek gibi temel gıdalar da aynı şekilde makul seviyelere çekilmeli.
Bugün standart bir aile, çocuğunu okula gönderirken cebine en az 200 TL koymak zorunda kalıyor ki o çocuk gün içinde sadece bir tost yiyip bir ayran içebilsin. Eğitim almak için okula giden gencecik evlatlarımız, henüz bu yaşta bir de ülkenin ekonomisini düşünmek zorunda kalıyor.
Açık konuşalım: Birçok çocuk okulda tüm gün aç geziyor!
Gelin basit bir matematik yapalım: Hafta sonlarını çıkardığımızda, bir çocuk için günde 200 TL’den ayda 4 bin TL yapar. Asgari ücretle geçinen bir aile babasını düşünün; kazancının 20 bin lirasını zaten ev kirasına veriyor. Geriye kalan 8 bin liranın 4 binini tek bir çocuğun okul harçlığına verse, elde kalan 4 bin lirayla bir ev koca bir ay ne yiyip ne içecek, hangi faturayı ödeyecek? Allah aşkına, bu ülkede gerçekten matematik bilen bir ekonomist ne zaman işin başına geçecek?
Üstelik ben bu hesabı sadece tek bir çocuk üzerinden yapıyorum! Yıllarca "En az üç çocuk yapın" diye bas bas bağıranlar vardı. Peki üç çocuklu bir aile bugün ne yapsın? O çocukların geleceğini, zeminini hazırladınız mı ki bu taleplerde bulundunuz? "Hadi anne de çalışsın" deseniz, bu sefer o çocuklara kim bakacak? Bu düzensizlik, bu dengesizlik ne zaman bitecek?
Televizyon ekranlarını açıyoruz; iktidar ve muhalefet kavgası izlemekten başka bir şey göremiyoruz. Ama bu boş kavgalar halkın karnını doyurmuyor! Halkı ve milleti gerçekten ön plana alıp, Türkiye’mize hak ettiği değeri verecek adımları ne zaman göreceğiz?
Güvenlik meselesi ise ayrı bir muamma... Okul kapılarında en az iki güvenlik görevlisi bulunmalı. Dışarıdan elini kolunu sallayan herkes öyle kolayca okul bahçesine girememeli. Ayrıca okullarda çocuklara ücretsiz yiyecek ve içecek verilmek zorunda! 80’li yıllarda bile bu ülkede okullarda çocuklara süt ve bisküvi ücretsiz dağıtılırdı. Bugün geldiğimiz nokta bu mu olmalıydı?
Kepengini kapatan esnafın, çocuğuna okul kıyafeti alamadığı için canına kıyan çaresiz babaların, bir somun ekmek için ömrü borçlanarak geçen insanların bu hazin yaşamına kim dur diyecek? Bugün esnafı da milleti de icra kapılarına düşmüş durumda. İnsanlar borç harç içinde kıvranıyor; borcunu ödeyemediği için hacizle, icrayla boğuşan milyonların çığlığını kim duyacak? Bu ülkenin orantısız yaşamına, bu derin adaletsizliğe son verecek bir iradeyi ne zaman göreceğiz?