TÜRK siyaseti bu filmi yıllardır seyretmektedir. Başbuğ, Alpaslan Türkeş'in vefatı sonrası ilk kurultayda MHP genel başkanlık yarışını, Dr. Devlet Bahçeli kazanmıştı. İlk seçim, 18 Nisan 1999’da, halk %18 reyle başbakanlığının önünü açmıştı. Seçim sonrası tüm MHP üyelikleri feshedilmiş, sıfırdan üye kaydına geçilmişti. Kurultayda yükselen seda ise "Bundan böyle lider yoktur, genel başkan vardır!" narasıydı. “Ses” süreç içerisinde çok daha anlam kazandı, ülkücülük evrimleştirildi, iktidar hevesi söndü. 2002 yılında, " 3 Kasım, seçim!" çağrısı hükümeti yıktı, MHP baraj altında kaldı. Aday olmayacağını açıklayan Bahçeli, aday gösterildi.
"Bilge lider" unvanı seçilen Dr. Devlet Bahçeli, AKP'ye karşı çok güçlü muhalefete girişti. Ülkücüleri teskin ederken, Ak Parti’yi "Aldatma ve Kandırma Partisi" eleştirisiyle ağır tenkit etti. Yıllar su gibi aktı geçti. Yerden yere vurduğu, AK Parti Genel Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan’ı “Cumhurbaşkanı adayı” ilan ederek politikada şok etkisi yarattı. Anayasa değişikliği, referandumdan kurucu önder ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildi. Her türlü milliyetçilik ayaklar altına alınmıştı. Cumhur İttifakı rayına oturdu. Terörsüz Türkiye projesiyle MHP’nin AK Parti’ye katıksız desteği sonsuzluğa uzandı. Ülkücülük, ümmetçilikle özdeşliğe evrildi.
"Cesurlar hareketi" adıyla, eski İçişleri Bakanlarından, MHP milletvekili, Meral Akşener önderliğinde bazı milletvekillerinin kurultay çağrı ve çabaları boşa çıkınca istifa ederek yeni parti kurma gayretine girişti. Sürü ve çetin engellerle karşılaştı. İnadına İyi Parti’yi kurdu. 6'lı masa vakası tüm okları Akşener’e yöneltmişti. “Ya tarih olacağız ya da tarih yazacağız!" diyen Akşener, seçimlere özü başına girerek, sonrasında İyi Parti’de olağanüstü kurultay çağrısıyla politikadan ayrıldı. İyi Parti Genel Başkanlığı’nı, Sayın Musavat Dervişoğlu'na devretmişti. İyi Parti, Musavat Dervişoğlu önderliğinde "birleşik muhalefet" ülküsüyle iddialı ölçekte mecliste çoğunluk ve iktidar arayışını sürdürmektedir. Unutulmasın ki, hükümeti partiler değil; seçilen Cumhurbaşkanı kurmaktadır.
Türk siyasetinin en eski ve köklü partisi CHP karıştırılmıştır. Özgür Özel'in genel başkanlığı ve Ekrem İmamoğlu'nun siyasi vizyonu Cumhur İttifakı siyasetine ağır gelmiş olmalı ki mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığına atanmıştır. Birkaç yıldır meydanlarda toplumsal nabzı canlı tutan CHP kadroları tasfiye edilmiş, "yeni bir yol bulma ya da yeni bir yol açma" hedefiyle ‘Yeni Parti’ kuruluşunu ilan etmişlerdir. Mutlak Butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığını yeniden sürdüren, Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’nin arınması” diye eleştirmiştir. Özgür Özel yeni yolu; “Atatürk’le, Cumhuriyet’le, Misak-ı Milli Sınırlarıyla problemi olmayan herkesi <Yeni Parti’ye> davet ediyoruz,” çağrısıyla duyulmuştur.
Politika bilimsel siyasetten uzaklaştığında bulaşıcı hastalık emsali kişileri rehin almakta, koltuk hastalığı hevesi yüklemekte, gözleri köreltmekte, gönülleri karartmakta, kulakları sağırlaştırmaktadır. Türk siyasetinde olup bitenler göz önündedir. Türk milli kültür ve ülküsü evrimleştirilmektedir. Özgür Özel; “1. Murad, Murad-ı Hüdavendigar’ın haçlı ittifakının yolunu kesmesi ve şehadetiyle tezattır: “Allah’ım! Toz bulutunu kaldır. Müslüman Türk askerini muzaffer eyle! Zaferden sonra istersen, ben de, burada şehit olayım!” Üç dileği de kabul görmüş ve haçlı ittifakı Kosova ovasına gömülmüştür. İslam ülkeleri güncelde din tacirliği politikasıyla emperyalist güçlerin askeri üssü haline getirilmiştir.
Mutlak butlan CHP’de şok deprem etkisi yarattı. Türk siyasetini fena sallandı. Yeni Parti’nin kuruluşu açıklandı. 21 Temmuz 2026 günü, meclis gurup toplantısından “CHP'ye veda!” sesleri yükseldi. Heyecan doruktaydı. Türkiye İttifakına çağrı yapıldı. CHP’nin işgal altında olduğu, değişim zamanının geldiği belirtildi. İstifalar interneti tıkadı. Türk solu merkezde yeni bir parti, ‘Yeni Parti’yi kurdu. “Gömlek değiştirmiyoruz, ateşten gömlek giyiyoruz” felsefesi yeri göğü salladı, yeni bir umudun fişeği ateşledi. Türkiye İttifakı ve bütünleşik muhalefet siyaseti gündemdeki yerini güçlendirdi. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si “figüranlı katılım” programıyla çalkalandı.
Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden Kılıçdaroğlu, yenilgi yanında, partinin yerel yönetim başarısını içine sindirememiştir. MHP, ‘İyi Parti’ye; CHP de, ‘Yeni Parti’ye yol vermişlerdir. Cumhur ittifakı adayı anayasal düzeyde belirsizdir. Yasal çerçeve değişikliğiyle çözüm aranmaktadır. Muhalifler; bütünleşik muhalefet, Türkiye ittifakı üzerinde çalışmakta, tek aday ittifak üzerinde durmaktadır. Alanya CHP ilçe Teşkilatı, Özgür Özel’in yol arkadaşlığında “Yeni Parti’yi tercih ile Alanya İlçe Teşkilatı binasında kuruluş hazırlıklarına başlamışlardır. Türk siyaseti yeni atmosfere taşınmıştır. Siyaset her daim mucize yaratabilecek güce sahiptir. Yeni oluşumlar yepyeni ufuk ve umut inşasıdır. Siyasetin kurum ve kaleleri bazen işgal edilmiş olabilir. Politikada muhtaç olunan kudret seçim andığına intikal edecek reyin renginde gizlidir. Partiler bölünse de ülke bir bütündür.