Bilader yaz gene geldi, öndüün hööle bi düşündüm de çocugluum aglıma geldi. Yazın gan ısıcag olduundan, serinlemeg uçun havızlarda çimerdig. Hindiki gibi deel tabi havızlar, muz sulamag uçun yapılan, içi yemyeşil gurbaa boku dolu havızlarıdı....

Bilader yaz gene geldi, öndüün hööle bi düşündüm de çocugluum aglıma geldi. Yazın gan ısıcag olduundan, serinlemeg uçun havızlarda çimerdig. Hindiki gibi deel tabi havızlar, muz sulamag uçun yapılan, içi yemyeşil gurbaa boku dolu havızlarıdı. Hindiki çocugları engi havıza gadsan, migrobdan carkoz geder bilader. Emme bizim bedenimiz o zaman alışııdı engi sulara. Sırf havız deel, dibi balçıg sıvalı guyularda da çimerdig. Deelise ısıcagdan durulmazdı bilader. Su sulama günleri de gözel olurdu. O zamanlar da havızdan su salınır, arıglardan cayır cayır su akarıdı. Arıın içine yatırdıg, tabi suyun önünü tıkadıımızdan, su azalırdı. Yokarı savag mı yıkıldı deyi bagmaya geldiglerinde, daşıla aacıla kovalarlarıdı bizi emme dınlamazdıg. Icıg soona gene yatırdıg suya. Birinde heç unudmam, gonşunun havızına çimmeye girdig. Gonşu evde yoodu, deelise havıza gadmazdı, içme suyunu da havızdan aldıglarından. Biz orda çimerkene ötedaanaarı gelmiş. Habarımız olmadı. Nar şıpgınıla çıplag bedenlerimize geyegodu goca. Bedenimiz gıbgırmızı oldu dayaan zarbı zoruna. Eve vardıg, anam "Neci engi bedenin?" dedi. Ben de deeverdim. "Elin havızına neci giren!" deyi bi de anam döödü. Velasıl kelam, o gün yediim dayaa eşşe yügledsen götüremez bilader.Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.