Turizmci Yılgör Demirtaş, sosyal medya hesabında yayımladığı videoda Antalya ve Alanya’daki cezaevlerinde yabancı uyruklu tutuklu ve hükümlü sayısının arttığını öne sürdü. Demirtaş, “Cezaevlerinin doluluğu otel doluluklarını geçti” sözleriyle dikkat çekerken, bölgedeki yabancı nüfusun sosyal yapıya etkisine ilişkin de tartışmalı değerlendirmelerde bulundu. Güncel resmi kaynaklarda ise Antalya ve Alanya cezaevlerindeki yabancı uyruklu tutuklu ve hükümlü sayısını doğrulayacak ilçe bazlı bir veri yer almıyor.
Turizm sektörüne ilişkin açıklamalarıyla daha önce de gündeme gelen Yılgör Demirtaş, bu kez Alanya’da yaşanan adli olaylardan yola çıkarak cezaevlerindeki yoğunluğa dikkat çekti. Demirtaş, sosyal medya hesabında yayımladığı videoda özellikle Antalya ve Alanya’daki ceza infaz kurumlarında yabancı uyrukluların sayısının arttığını iddia etti.
Demirtaş'ın açıklamalarına dayanak yaptığı olaylardan biri, Alanya’da 11 yaşındaki bir çocuğun elinde silahla çekilen görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasının ardından anne ve babasının tutuklanması oldu.
“CEZAEVLERİNDE YABANCI SAYISI ARTIYOR” İDDİASI
Son dönemde Alanya ve Antalya’da yabancı uyruklu kişilerin taraf olduğu bazı adli vakaları takip ettiğini belirten Demirtaş, bu olayların cezaevlerindeki nüfusa da yansıdığını savundu.
Demirtaş, “Alanya ve Antalya cezaevlerinde artık yabancıların sayısı artmaya başladı” ifadelerini kullanırken, Türkiye genelinde de ceza infaz kurumlarında kapasite sorunu yaşandığını dile getirdi.
Ancak Demirtaş’ın Antalya ve Alanya cezaevlerindeki yabancı uyruklu kişilerin sayısına ilişkin açıklamasını doğrulayacak güncel ve kurum bazında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirme, Demirtaş’ın gözlem ve iddiası niteliğinde.
“CEZAEVLERİNİN DOLULUĞU OTELLERİ GEÇTİ”
Turizm terminolojisini kullanarak dikkat çeken bir benzetme yapan Demirtaş, cezaevlerindeki kapasite sorununa ilişkin, “Cezaevlerinin doluluğu otel doluluklarını geçti” dedi.
Türkiye genelindeki ceza infaz kurumlarında yoğunluk bulunduğuna ilişkin resmi veriler de mevcut. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 2 Mart 2026 tarihli istatistiğine göre ceza infaz kurumlarında toplam 412 bin 991 hükümlü ve tutuklu bulunuyordu.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü de artan hükümlü ve tutuklu mevcudunun karşılanması amacıyla önümüzdeki beş yıllık dönemde 52 yeni ceza infaz kurumu planlandığını ve bunlarla toplam 45 bin 289 kişilik ilave kapasite oluşturulmasının hedeflendiğini belirtiyor.
ALANYA CEZAEVİNİN KAPASİTESİ NE KADAR?
Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Mahmutlar’da bulunuyor. Alanya Adliyesinin kuruma ilişkin bilgilendirme sayfasında cezaevinin ilk kapasitesi 791 kişi olarak belirtiliyor. Kurum 255 bin metrekarelik alan üzerinde altı bloktan oluşuyor.
Cezaevindeki kapasite sorunu geçmiş yıllarda da gündeme gelmişti. 2012 yılında yayımlanan bir haberde, 791 kişi kapasiteli olarak hizmete açılan kurumda yapılan yatak ve ranza ilaveleriyle kapasitenin artırıldığı bildirilmişti.
Daha dikkat çekici bir veri ise Kamu Denetçiliği Kurumuna yansıyan 2022 tarihli bir dosyada yer aldı. Dosyadaki verilere göre o dönemde Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu için 1.670 kişilik kapasiteye karşılık 2.261 kişilik mevcut ve yüzde 135 doluluk oranı bildirilmişti. Ancak bu rakamların 2022 yılına ait olduğu ve bugünkü durumu göstermediği özellikle belirtilmeli.
DEMİRTAŞ'TAN ALANYA'NIN SOSYAL YAPISINA ELEŞTİRİ
Demirtaş videonun devamında Alanya’da yerleşik yabancı nüfusun artışını da gündeme taşıdı. Rus, Ukraynalı ve farklı ülkelerden gelen yabancıların ilçedeki görünürlüğünün arttığını söyleyen Demirtaş, bunun Alanya’nın sosyal ve demografik yapısını değiştirdiğini savundu.
Yabancı nüfus ile suç arasında doğrudan bir bağ kurmaya yönelik genellemeleri destekleyen güncel resmi ilçe bazlı veri bulunmadığından, Demirtaş’ın bu yöndeki ifadeleri kişisel değerlendirme niteliği taşıyor.
Demirtaş daha önce de Alanya turizmine yönelik sert açıklamalarıyla tartışma yaratmıştı. Haziran ayında yaptığı değerlendirmelere Alanya Turizm Tanıtma Vakfı’ndan (ALTAV) yanıt gelmiş; ALTAV Basın Sözcüsü Alper Gencelli, somut verilere dayanmayan genellemelerin destinasyonun marka değerine zarar verebileceğini söylemişti.




