Piyasada korkunç rakamlar dönüyor, insanın aklıyla resmen oynanıyor. Kiralar almış başını gitmişken bu inanılmaz sessizlik, bu kabulleniş neden?
Soruyorum: Bir ülkede gelir ile gider arasında bir oran, bir denge olması gerekmez mi? Asgari ücretin 28.000 TL, en düşük emekli maaşının 23.000 TL olduğu bir ekonomide, bir çalışanın maaşı en temel ihtiyacı olan barınmayı karşılayabilmeli değil mi? İnsanlar ayda 28.000 TL alabilmek için her gün adeta canını dişine takıp 10 saat çalışıyor; ama bakıyorsunuz en sıradan ev kirası bile 30.000 TL’den başlıyor!
Pek çok insan çareyi ev arkadaşı bulmakta, kirayı bölüşmekte arıyor. Peki, sorarım size: Kaç kişi evini biriyle paylaşabilir? Kaç aile bu şartlarda yaşamını sürdürebilir? Bu duruma acilen bir düzen getirilmek zorundadır. Bu gidişat böyle yürümez, yürüyemez! Her iki-üç yazımda bir, bu meseleye somut bir çözüm gelene kadar ısrarla değinmeye devam edeceğim.
Türkiye güçlü, dev bir devlettir. Biz kime, neye bağımlıyız da bu kontrolsüz fiyatlarla baş başa bırakılıyoruz? Hiç millet, hiç halk düşünülmüyor mu Allah aşkına? Nedir bu çekilen çile?
Siz çıldırdınız mı! 40.000, 50.000 liraya kiralanan daireler var. Türk aile yapısına hiç uymayan, turistik veya geçici yaşam için yapılmış o 1+1 kutu gibi daireler bile bugün 25.000 ile 50.000 lira arasında alıcı arıyor.
Ne yapıyorsunuz siz? Ne oluyor bu piyasaya? Böyle bir yaşam felsefesi, böyle bir ekonomi modeli olabilir mi? Oturup bir matematik yapan yok mu?
Nüfusun büyük çoğunluğunun asgari ücretle ya da ona yakın maaşlarla çalıştığı bir ülkede bu kiralar nasıl ödenecek?
Elinizi vicdanınıza koyun ve bir mantık yürütün: İnsanlar kirayı ödeyebilmek için ikinci, üçüncü işleri yapmak zorunda kalıyor. Dürüstçe çalışan, alnının teriyle geçinmek isteyen vatandaşın hali ne olacak?
30.000 40.000 lira kira ne demektir kardeşim? Bu korkunç bir rakamdır!
Daha 3-4 yıl öncesine kadar 500 TL olan bir evin kirası bugün 30.000 TL’ye çıktıysa, burada amansız ve kontrolden çıkmış bir yükseliş var demektir. Artık "lay lay lom"ları, siyaset ve politika oyunlarını bir kenara bırakalım. Buna kim çare bulacak, kim dur diyecekse derhal el birliğiyle adım atmalıdır.
İçinden çıkılamaz bir hal alan bu barınma krizine halk olarak, millet olarak tek ses olup çözüm bulmak zorundayız!
Saygılarımla