​Güzel Alanyam, ne yazık ki son dönemde kontrolsüz fiyat artışlarına ve ekonomik düzensizliğe yenik düştü. Bir zamanlar huzurla nefes aldığımız, samimiyeti ve doğasıyla öne çıkan bu cennet köşe, artık yerli halkın adım atmakta zorlandığı bir yer haline geldi. Sokaklarımızda sayıları her geçen gün artan kiralık ve satılık levhaları, kepenk indirmek zorunda kalan esnafların sessiz çığlığını yansıtıyor. Alanya, sıcak bir tatil beldesi ruhunu yitirip kapasitesini aşan, yönetilmesi güç kalabalık bir şehre dönüştü.

​Piyasadaki bu dengesizlik esnafı da vurmuş durumda. Bazı işletmeler fiyatlarda indirime gitmeye başlasa da bu adımlar maalesef henüz yeterli seviyede değil. Kendi yaptığım gözlem ve analizlere dayanarak belirtebilirim ki; Dim Çayı’nda tek kişilik serpme kahvaltı fiyatı bin TL'den 750 TL’ye düşmüş olsa bile, bu rakamlar yerli halkın bütçesi için halen korkunç düzeydedir.
​Buradan esnafımıza samimi bir çağrıda bulunmak gerekiyor: Fiyat politikanızı belirlerken öncelikle bu kentte 12 ay boyunca yaşayan yerleşik halkı gözetin. Unutmayın ki yabancı turistler zaten çoğunlukla "her şey dahil" konseptli otellerde konaklıyor ve dışarıdaki işletmelere sanıldığı kadar yoğun bir bütçe ayırmıyor. İşletmenizi ayakta tutacak, sürekliliği sağlayacak olan kendi insanınızdır. Müşteriyi elinizde tutmanın tek yolu, adil ve makul bir fiyat tarifesidir. Bir kez gelip yüksek fiyatlar karşısında mağdur olduğunu düşünen hiç kimse o kapıdan ikinci kez içeri girmeyecektir.
​Pandemi sonrası süreçte zenginlik ya da lüks bir yaşam beklentisini zaten bir kenara bıraktık; ancak gelinen noktada standart bir yaşam sürmek dahi imkânsız hale geldi. Eskiden her hafta sonu ailece Dim Çayı’na gider, kentimize gelen her misafirimizi gururla orada ağırlardık. Bugün ise bu abartılı fiyat politikaları yüzünden doğa harikası Dim Çayı eski cazibesini ve ruhunu kaybetti.

​Dünya genelinde de ekonomik dalgalanmalar ve zamlar yaşanıyor, farkındayız. Ancak dünyadaki artışlar belirli bir orantı içinde ilerlerken, bizde adeta farklı bir matematik işliyor. Yüzde 100’lük bir artışa bile razı gelecek hale getirilmişken, yüzde binleri aşan orantısız zamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ülkemizdeki bu ekonomik düzensizlik ve gidişat karşısında derinden üzülmemek elde değil. Hayat sadece yüksek gelir grubundakilerin rahatça yaşayabileceği bir ayrıcalık olmamalıdır. Birilerinin bu kontrolden çıkan düzene ve fiyatlandırma anlayışına artık bir yön vermesi şarttır.
​Yazılarımda ve kaleme aldığım her konuda bu ekonomik düzensizliği dile getirmeye devam edeceğim. Şimdi hep birlikte elimizi taşın altına koyma zamanı. Fiyatlarımızı makul seviyelere çekerek Alanya’mızı yeniden yaşanır hale getirelim. Turistin memnun ayrıldığı, yerli halkın bütçesinin sarsılmadığı ve değerlerimizin unutulmadığı bir dengeyi el birliğiyle kuralım.

​Saygılarımla...