Dün, yüreğimizde derin izler bırakan o büyük sel felaketinin ardından Dim Çayı'nın son halini yerinde görmek için yola çıktım. Amacım, Alanya’nın bu eşsiz can damarının ne kadar toparlandığını, doğanın kendini nasıl yenilediğini gözlerimle müşahede etmekti. Eylül ayında ekranlara gelecek olan Çat Kapı Ziyaret programımın 5. sezonunda, hangi tesislerin kapılarını yeniden açtığını, hangilerinin ise maalesef o eski neşeli günlerine dönemediğini tek tek, detaylarıyla ekranlarınıza taşıyacağım; onun da şimdiden müjdesini vereyim.
Benim bu programı yaparken de, bu satırları karalarken de tek bir misyonum var: Bu şehrin hafızasını canlı tutmak, doğasını, insanını ve hakkını her platformda savunmak, yanlışa "yanlış" diyebilmektir. Gazeteci ve televizyoncu olarak, memleketimin her köşesindeki gerçeği eğip bükmeden önünüze sermek benim bu topluma karşı en büyük sorumluluğumdur.
Şunu açık yüreklilikle söylemeliyim ki; Dim Çayı sevdalıları, müjde, çayımız açıldı! O buz gibi suyu, insanı tazeleyen havası ve yeşiliyle Dim Çayı, eski halini tam olarak yakalayamasa da birçok tesisin yeniden faaliyete geçmesiyle küllerinden doğmuş. Şehir dışından gelen dostlar, gözünüz aydın; doğa yerli yerinde duruyor ve insanı mutlu etmeye yetiyor. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var ki, fiyatlar!
Sel gitmiş, felaket geçmiş ama o malum serbest piyasa acımasızlığı hiç değişmemiş. Tek kişilik serpme kahvaltının bin TL olduğu bir Dim Çayı'nı hayal etmek bile istemezdim. İki kişilik serpme kahvaltı 2 bin TL! Dile kolay, korkunç bir rakam. Bugün 2 bin TL dediğiniz para, asgari ücretlinin, emeklinin mutfağında 3-4 kişilik bir ailenin bir haftalık pazarını, dolabını dolduracak, evini geçindirecek bir meblağ. Üstelik işin en acı tarafı, o masaya gelen serpme kahvaltının yarısından çoğunun ziyan olması, çöpe gitmesi. Şimdi burada israfın ve o kahvaltı masalarındaki tabakların istatistiğini çıkarıp konuyu dağıtmayayım ama kardeşim, bu serbest piyasa fiyatlarına artık dur diyecek, acilen bir düzen getirecek bir irade gerekiyor! Alanya’nın kendi insanı, kendi doğal güzelliğine hasret kalmamalı.
İşte tam da bu noktada, Dim Çayı'nda şahit olduğumuz bu durum, bizi Alanya’nın genel tablosuna bakmaya zorluyor. Alanya, kabuğuna sığmayan, hızla büyüyen bir şehir. Yükselen binalar, devasa beton bloklar her geçen gün gökyüzüne doğru tırmanırken; bu şehrin asıl kimliği olan, dünyaca meşhur o buram buram kokan muz ve portakal bahçeleri ile yeşil alanları geri dönülmez bir kuşatma altında.
Soru net: Kalkınırken, Alanya’yı Alanya yapan o ruhu, doğayı ve yerel üretimi geleceğe nasıl taşıyacağız?
Bizim bu şehir için ortak bir vizyonumuz olmak zorunda. Alanya’yı sadece betondan ibaret, fahiş fiyatlarla yerli halkını dışlayan, günübirlik kazançların peşinde koşan bir rant merkezi olarak göremeyiz. Bizim vizyonumuz; doğanın yeşiliyle modernizemin dengede durduğu, tarım alanlarının korunduğu, esnafının ahlakıyla, turizminin kalitesiyle parmakla gösterilen sürdürülebilir bir Alanya’dır.
Hızlı betonlaşma ve kontrolsüz fiyat politikaları, Alanya’yı sadece doğasından koparmıyor; aynı zamanda onu sıradanlaştırıyor, ruhsuzlaştırıyor. Eğer biz bugün Dim Çayı'ndaki fiyat terörüne göz yumar, yarın da şehrin göbeğindeki o son muz ve portakal bahçelerini bir beton yığınına feda edersek, yarın torunlarımıza anlatacak bir Alanya hikâyemiz kalmayacak. Büyümek, betona boğulmak ya da cebi doldurmak demek değildir; büyümek, sahip olduğun değerleri koruyarak kökleşmektir!
Alanya hepimizin. Doğasını korumak da esnafının ahlakını, fiyat dengesini denetlemek de bu şehri yönetenlerin ve bu şehirde yaşayan bizlerin boynunun borcudur. Gelin, Alanya’yı sadece yüksek binaların değil, yeşilin, bereketin ve adaletin başkenti olarak geleceğe taşıyalım.
Yeşil Alanya’nın betona ve fırsatçılığa direnişi: Dim Çayı’ndan kalanlar
Sevda Altunsoy
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya'da silahlı çatışma: Yaralı hastaneye kaldırıldı
Antalya'ya sağanak geliyor! Meteoroloji tarih verdi
Alanya'da feci kaza: Motosikletliyi yaralayan otobüs sürücüsü kaçtı
MHP Alanya’da Türkdoğan’ın listesi belli oldu
Vali ile milletvekili arasında 'tayt' polemiği: Meclis'ten sosyal medyaya taşındı
Alanya'da kaçak alkol operasyonu: 208 litre kaçak içki ele geçirildi