Öndüün benim avguşlarımdan Leklek Hüseen'i piyasaya saldım. Naadar teze habar varısa üple gel bakaan dedim. Biseel habar üplemiş. Endee habalları yeri geldiksire endere yazıvericen. Böön habalların ilkini yazıveriyoruun. Engirde adını...
Öndüün benim avguşlarımdan Leklek Hüseen'i piyasaya saldım. Naadar teze habar varısa üple gel bakaan dedim. Biseel habar üplemiş. Endee habalları yeri geldiksire endere yazıvericen. Böön habalların ilkini yazıveriyoruun. Engirde adını deevermeyen, keloolanın birinin başına bi iş gelmiş. Keloolan Alanya'nın yellisi. Kısa kesteg, ak şaplag, kafasının tüyü ııcık döküg. Keloolan dört ay eveli evlenig. Çalışdıı yeri de deevermeyen, malamat gomaalım. Engi keloolan avraddan sıçanın kediden gorgduu gibi gorkuyoru. Avraddan gorkusundan şir şir işeyoru. Neyise bilader, engi keloolanı abbabları ırakı içirmeye götürmüşler. Icıg da zeroş etmişler. Keloolan "Hindi eve vardıımda benim avrat ırakı içdiimi aazımın kokusundan annacag, ben napıcaam" deyi biboy tasalanırımış. Biri "Maydunuz yersen aazın kokmaz" demiş. Engi ırakıyı da Oba'da beerde içmiş. Maydunuz aramışlar, bulamamışlar. Oba'da ev baççanın içindeemiş. Bol ısırgan otu varımış. "Maydunuz yoosa, ısırgan otu yedirelim" deyi veretmişler ısırgan otunu yedirmeyi. Keloolan "Aazım börddü" deyi zil gurbaası gibi çırınırımış. Dili bildiin börtmüş. Irakı içmeye töbe etmiş. Hindi aazına damla damladıllarımış. Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.