DÜN yayınlanan yazımda sizleri Hacı Sücaaddin Emmi ile tanıştırmış ve kiracılarına yaptığı muameleyi anlatmıştım…
Yazıyı beğenenler olduğu gibi, tepki gösterenler de oldu…
Olabilir, içinde hakaret bulunmadığı sürece her türlü eleştiriye sonuna kadar açığım…
Hepimiz insanız, hata yapmak insana mahsustur, olursa bir hatamız özür dilemesini de biliriz…
Şimdi gelelim eleştirilere…
Bir okuyucumuz demiş ki…
“Sen İslam dinini karalıyorsun, Müslümanları kötülüyorsun” filan…
Hanımlar, beyler bakın…
Önce şunu söyleyeyim…
Adı ne olursa olsun hiç bir din insanlara kötülük yapmayı, kötü olmayı emretmez…
Hırsızlık yapmayı, insanların hakkını yemeyi, zulmetmeyi tavsiye etmez…
Adı ne olursa olsun bütün dinler dürüst olmayı, vicdanlı olmayı, insanların haklarını yememeyi emreder…
Okuduğunuzu iyi anlayın lütfen…
Ben İslamiyet’i karalamıyorum, Müslümanları kötülemiyorum…
Müslüman olduğunu söyleyen ve öyle bilinen zübüklerin, kendi menfaatleri söz konusu olunca inançlarının gereğini yapmaktan uzaklaştıklarını anlatıyorum…
Dünya malı uğruna, Müslümanların “Öbür dünya” diye inandıkları dünyayı düşünmediğini, riske attığını anlatıyorum…
JAPONYA ÖRNEK VERİLİYOR
Deprem felaketinin ardından sosyal medyada bazı paylaşımlar sıkça dönmeye başladı…
Dünyanın en önemli deprem bölgesi olan Japonya’da insanlar deprem anında 15’inci kattaki evlerinde korkmadan oturabiliyorlar…
Çünkü binanın yıkılmayacağından eminler…
Çünkü binayı yapanların depreme dayanıklı yaptıklarının bilincindeler…
Kısacası adamlar malzemeden çalmıyor…
İnsanların hayatı pahasına paraya tamah etmiyor…
Dürüstler…
Vicdanlılar…
Adaletliler…
Ama Japonya’da din yok ya da çok yaygın değil…
Demek ki neymiş…
Bu işlerin nedeni dinler değilmiş…
İnsanların inançlarına hiç karışmam, kendi inancıma da kimseyi karıştırtmam…
İnsanları inançlarına göre tanımam, eleştirmem, ayrım yapmam…
Önce insan olup olmadıklarına bakarım…
Hangi dine inanırsa inansın, bana ne…
Önce insan olsun…
Vicdanlı, merhametli, adaletli olsun…
Üç kuruş daha fazla kazanabilmek uğruna para için her şeyi mübah görmesin…
Gerektiği zaman insanlara yardım elini uzatabilsin…
Okusun, araştırsın, öğrensin ve sorgulasın…
Çocukları sevsin, hayvanları sevsin…
Cahil hiç olmasın…
Orada farklı, burada farklı davranarak iki yüzlü de olmasın…
Başkalarına iftira atmasın, kötülük yapmasın…
Hacı Sücaaddin Emmi gibi namaz kılarken, kiracısını evden nasıl çıkaracağının planlarını yapmasın…
Neymiş efendim, Müslüman’mış, inançlıymış, abdest alır, namaz kılarmış…
Ya da ne bileyim diğer dinlere mensup olanlar kiliseye gidermiş, dua edermiş filan…
Bana ne kardeşim, ya da kime ne…
Dürüst, vicdanlı, adaletli, iyi insan olabilmenin karşılığı inandığı din değildir…
Bu anlamda dinlerin hiç bir suçu günahı yoktur…
Bilmem anlatabildim mi…
Nokta…
OK