Dün biri deggeldi,
Dün biri deggeldi, "Urumdaşlı Çamırcı Yusufeelin Hasan duru mu?" dedi. "Ulan gövde mi yaşan, Hasan Efe 2007 senesinde öldü ya" dedim. Ordan aglıma geldi, böön yazıvereem dedim. Endee irametli Hasan, az irezillig çekmedi. Biz ona "Hasan Efe" deridik. Ayaa yalın sokaklarda feldir füldür yörür dururdu. Ayaa yalın gezdiinden ayanın altı gön gibidi. Sırtına da bi çoval yükledir, çovalın içinde öteberisi olurudu. Öteberi olup da nolucak sana, o, bu geyiceg bi şeyler veriridi, onları gordu. Bi de guru egmeelen çökelik olurdu.
Bazı deyus eniigleri, Hasan'ı öökelendiriverirleridi. Garibim Hasan da zil gurbasııbi çırınırıdı. İrametli, heç evlenmedi. Ben bir iki kere "Sana köyden, kömedden bi gız buluvereen, çamaşırını yüğer, çorbanı ööne goverir, yargınını gaşıverir" dedim. Emme lekin o heç bi zaman avrad isdemedi. "Amat, evim yog, bağım yog, bi avrada bagmag goley mi?" deridi.
Hasan Efe, bi düün arabası geçdimidi "Efe böön gece gene yemiş aacı devriliceg" deridi. Gendi yemiş aacını deviremeden endee dünyadan göçdü, geddi.
İşallah, dünyada yüzü heç gülmeyen Hasan Efe'nin aşşakı dünyada ıraatı eyidir. Nur içinde yadsın.
Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.