Pek çok seminer ve tanıtımda veya kişisel gelişim eğitimlerinde rastlamışsınızdır:

Tahtaya bir ‘’1’’ yazılır ve gruba sorulur; ‘’Bu kaç, değeri ne?’’

Cevap: Birdir. Değeri de ‘’1’’dir.

Yanına sıfırlar eklenmeye başlanır. ‘’1’’ olan değer yükseldikçe yükselir. Binleri, milyonları bulur.

‘’İnsan’’ örneğinden gidildiğinde ’’1’’ in değerini yükselten sıfırlar; zeka, yetenek, bilgi, tecrübe, güç, zenginlik, güzellik, çalışkanlık, disiplin vb. gibi özellikleri temsil eder.

Neredeyse mükemmele ulaşılmıştır ki, sunucu tahtadaki ‘’1’’ i siler ve tekrar gruba sorar: ‘’Kalan sıfırların değeri nedir?’’

Cevap: Hiçtir.

İnsanda, değer belirleyici, diğer özellikleri de anlamlı kılan bu ‘’1‘’ nedir diye sorulur. Neyi silersek kalan tüm özellikler anlamını yitirir?

Kimisi ‘’Ahlak’’, kimisi ‘’İyi karakter’’, kimisi ‘’İnanç’’ kimisi ‘’Umut’’ gibi ilginç cevaplar verir.

Nitekim her zeki, iyi değildir. Her yetenek fayda sağlamaz. Her güçlü haklı değildir. Her çalışkan verimli, her bilgi doğru olmayabilir.

Tarihi karakterlerden örnekler verilerek sunum devam eder…

Sezonlar boyunca otellerimizdeki anlam ve değer katan özellikleri artırmaya veya devam ettirmeye çalışıyoruz. Temizlik, lezzet, sunumlar, eğlence, farklı aktiviteler, teknoloji, mimari öğeler, konfor alanları, doğal güzellikler, tamir ve tadilatlar, dekorasyon, sağlık, spor imkanları gibi yüzlerce sıfır ekleyerek ilerlemeye gayret ederiz. Bazen bu ilerlemeye öyle kaptırırız ki baştaki ‘’1’’ in yıpranmaya hatta silinmeye yüz tuttuğunu fark edemeyiz. Bu kaybedildiğinde ise artık otelimiz binlerce örnekten sadece biridir. Bin bir çaba, gayret ve yatırım ile ilave edilen onca özellik sıradan olmamızı engelleyemez.

Meşhur yorum sitelerine bakıldığında, son teknoloji ile donanmış, görkemli kuleleri ile eşşiz mimarileri olan, yıldızlarını etiketine sığdıramamış, en farklı lezzetleri sunan mutfak ekiplerine sahip, enfes doğal güzellikler içerisinde yer alan birçok otelin dahi olumsuz yorumlar alabildiğini, geride kalbi kırık misafirler bıraktığını hayretle görebiliyoruz.

‘’İnsanoğlu… Herkesi de memnun etmek mümkün değil, illaki birkaç kişi şikayet edecek bir şeylerden. Kusursuzluk imkansızdır’’ diyebilirsiniz. Ancak bu yorumların bile arka planını, satır aralarını iyi analiz ederseniz, ve sihirli sözcük ‘’empati’’ bu analizlerde size eşlik ederse, sorunların kaynağının o baştaki ‘’1’’ deki yıpranmada olduğunu göreceksiniz. ‘’İnsanın insana insanla hizmet sunduğu sektör’’ olarak yapılan tanımlamamız hatırlandığında otellerimizdeki ‘’1’’ de anlamını bulmuş olacaktır.

Bir büyüğümüzün öngördüğü gibi ‘’Robotların girdiği son sektör olmalıyız.’’

Çünkü, insan doğasının her daim özlem ve ihtiyaç duyduğu temel güdüler; ilgi, sevgi, saygınlık, değer görme, dinlenme, deşarj, keyif, güven, bizim işimizin temelini oluşturuyor.

O zaman, uçaklardaki anonslarda olduğu gibi ‘’Oksijen maskesini önce kendimize takalım’’ ki, tüm hizmetler değerinde kalsın.