Dünkü yazıda sosyal mesafe kuralı hiçe sayıldığı için koronavirüsün yayılması konusunda büyük risk haline dönüşen otobüsleri anlatmıştım…
“Virüsü halk otobüsleri yayıyor” diyerek Alanya’da son dönemde artış gösteren koronavirüs vakalarını bu olaya bağlamıştım…
Sonuç olarak da Antalya Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Şube Müdürü Ali Uysal’ın talimatı olmasına rağmen ek seferler koymayan Alanya Özel Halk Otobüsleri Kooperatifini eleştirmiştim…
Önce şunu söyleyeyim…
Dün yazdığım yazının sonuna kadar arkasındayım…
Ama herkesin savunma hakkı olduğuna inanırım…
Bu nedenle Kooperatif Başkanı Kerim Akıllı’nın hem haber hem de köşe yazımla ilgili açıklamaları da yazmam lazım…
Kararı sizler verin artık…
Başkan Kerim Akıllı diyor ki…
“Zarar ediyoruz”…
Nisan ayından bu yana kalem kalem yazarap, ayrıntılı rakamları da göndermiş, sağ olsun…
Nisan ayında 5 bin lira zarar etmişler…
Mayıs ayındaki zarar 6 bin 775 lira olmuş…
Haziran 5 bin 35 lira…
Normalleşme süreci başladıktan sonra zarar azalmış…
Temmuz ayında 115 lira, ağustos ayında ise 340 lira olmuş…
Hangi mahalleye günde kaç otobüs seferi yapıldığını da detaylı şekilde göndermiş…
Bunların hepsine eyvallah, doğrudur mutlaka…
Ama hiçbir mazeret insan sağlığından daha önemli, öncelikli olamaz…
Olmamalı…
Bu dönemde zarar eden sadece halk otobüsleri değil…
Alanya esnafının yüzde 90’ı bu durumda, hatta daha kötü…
Otellerin büyük çoğunluğu kapısını bile açmadı…
Binlerce insan işsiz kaldı…
Dünya ekonomisi tepetaklak oldu neredeyse…
Benim anlatmak istediğim şu…
Otobüslerde sosyal mesafe kuralına uyulmazsa bu virüsün yayılması engellenemez…
Birbirini tanımayan yüzlerce insan gün içinde yolculuk yapıyor dip dibe, yan yana…
Bu çok büyük risk…
“Hiçbir şoförümüzde virüse rastlanmadı” demiş…
İyi de bugüne kadar rastlanmaması, bugünden sonra rastlanmayacağı anlamına gelmez…
Kurallara uymazsan, tedbirini almazsan gelir yakana yapışır…
Söz konusu olan insan hayatı…
Para kaybedilir, kazanılır, bir daha kaybedilir, bir daha kazanılır filan…
Ancak insan hayattan gittiği zaman geri getiremezsiniz…
Ayrıca sizin düşmanınız filan da değiliz sayın başkan…
Doğru neyse onu yazıyoruz…
Nokta…
**