Dün aşamılan zavadanag bana bi habar utaştırdılar.
Dün aşamılan zavadanag bana bi habar utaştırdılar. "Böyüg Hasbacca'dan Hacı Çavışeelin Faari'nin guşu fırradanag uçmuş duydun mu Amad Emmi?" dediler. Endeeni bana Durali Kevkii'le Leklek Hüseen tilefonula eleddi. Tilefon üsdüne tilefon söökendi galdı. Hemen benim av guşlarımı saldım. Habarı eyice bi öörenin bakaan dedim. Bilader endee dizlerini yere vura vura Hasbacca Zeybee oynayan, dizlerini yere vurmagtan dizleri yara olan, oynarkana yeri gövü inileden Faari Aga'mız Afrika'dan beerden bi popağan guşu getirdmiş. Engi guşun ibee ıcıg gırmızıcaamış. Fiyetli bi guşumuş. Faari Agam endee guşu bi kafesin içine gomuş, guş bi boy kafesi didegleriimiş. Bi tarafdan da gonuşma öörediceen deyi kelime tegrar ederimiş. Öndüün aşamılaa engi guşu ııcıg havalansın deyi saldıında guş hışım gibi Galeyçi Osman Usdeel'in Osman'ın otelinin üssakasına dooru Faari'ye "Hadi bana eyvallah" der gibi ganadlarını çırpa çırpa uçmuş gedmiş. Faari, Osman'ın otelinin yanı başında otelcilig eder. Faari öndüünden beri Afrika'dan getirddii popağanı ararımış. A benim Faari'm, napıcan sen Afrika'nın guşunu? Ged Mamıdseydi'den bi daş bülbülü yakalad, otelde bülbül ötsün dursun. Ya da Mamıdseydi'de kapıcığın arkasından bi keglig yakaladdıralım, gaggıbarag gaggıbarag deyi keklig ödsün dursun. Duydumööre Faari popağanı bulana ödül vericeemiş. Bilader engi guşu görürseniz Faari Yiid'e habar veriverin. Hindi ben havada uçan guşların alayına bakıyom. İçinde popağan var mı deyi tanııyom. Avrada da dedim. Sabaalan bana "Amad, evin üssakasındakı ilimona bi guş geldi. Engi acap Hacıçavışelin Faari'nin guşu mu ola?" dedi. Bagdım endee gara garganın biri. Ne deyeen? Beliki de popağan beerde yem yer, çıkar gelir. Faari gardaşım kafesin kapısını açıg dud da popağan geldiinde düneeversin. Endööle bitaa guşunu da fırradanag gaçırdma.
Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.