Bilader evel zamanında Alanya'da Çeşme başlarına gesilig gurulur, Çamaşırlar tokucaala dövülürdü. Tokucag, Çamaşırın kirini gözel çıkarırdı. O vakıdlar hindiki gibi Çamaşır mekinesi yoodu. O zamankı avradlara "Gün geliceg, bi alet çıkıcak, içine Çamaşırı atıcan, mekine yıkacag, asıvericen" deseler, adamı tokucaala dövellerdi heralda. Bi de o vakıdlarda engile Tursil mursil ilacı da yoodu. Bildiin külüle Çamaşır yıkanırdı. Bi de daada yetişen sabıncıg deyi bi meyva varıdı. Engi meyva yenmez, Çamaşıra gatılırdı. Engi sabıncıg Çamaşırı ağbag köpürdürdü. Soona soona galıb sabın çıktı, Mintag çıktı, Tursil çıktı, hindi de envayi çeşidi var. Bilader, Çeşme başına gurulan gesiliglerde don, fanille gazanlarda gaynadılırdı migrobu ölsün deyi. Bi de Çeşme başları esgiden de gıyamet gibi adam olurdu. Herkes evinde gullanıcaa, içicee suyu Çeşmeden doldururudu. Kimi yaa tenikelerine tadda sap dakar, onula evine su çekerdi, kimi bidonula evine su çekerdi. Taa eveli de su gabagları varıdı. Engi Çeşme başına su doldurmaya herkez gelirdi de, gızlar içig çog olurdu. Evlenme vagdı gelen oğlanlar, soluu Çeşme başında alırdı. Ora gelen gızlara tanır, içinden birini beenir, anasına bobasına isdedirdi. Su doldururcasına oğlanıla gız Çeşme başında gonuşurlardı. O vakıdlar hindiki gibi gızıla oğlan barabar gezemezdi. Gonuşmaları bile ayıbıdı. Dee gabbe deli dünya dee. Hindi bi o vakıdları düşünüyom, bi de hindiye bakıyom, kafayı bozasoluyom vallahı.
Benden böönlüğ bu gadar. Hadi galın saalıcaala.