​On yıl… Bir insanın ömrünün onda biri, bir bölgenin kaderini değiştirecek projenin üzerinden geçen zaman.

​Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin temellerini attığı günleri hatırlayın. Sadece Alanya’nın değil; Manavgat’tan Gazipaşa’ya kadar tırnaklarıyla toprak kazan tüm üreticilerin gözü parlamıştı. İnşaat hızla yükseldi, devasa beton bloklar Akdeniz güneşinin altında gövde gösterdi. "Bugün bitecek, yarın açılacak" derken yapı bitti, harç paydos edildi.

​Ama kapılar hâlâ kilitli.

​Milyonlarca lira harcandı. Büyük umutlarla, parıltılı sunumlarla, profesyonel tanıtım filmleriyle anlatıldı. Şimdi ise yapının etrafını saran kuru otlar gibi, bölge üreticisinin umutları da sararıp kurudu.

​Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, görevden alınmadan tutuklanmadan hemen önce kısa sürede açılacağı sözünü vermişti.

Ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Büşra Özdemir, Konaklı’daki bir kermes etkinliğinde çıkıp net bir tarih koydu: "En geç Mayıs-Haziran gibi açacağız."

​Ağustos’un son günlerindeyiz, eylül kapıda.

​Soru net: Bu halin hali ne olacak?

​O devasa tesis, tamamlandığı gibi göz göre göre çürümeye mi bırakılacak? Bin bir emekle dikilen o modern yapının kapısından avokado, muz ejder meyvesi ne zaman girecek?

​İnsan ister istemez düşünüyor: Bu halin açılmaması için bizim bilmediğimiz, kulislerde fısıldaşılan çok etkin bir lobi mi var?

​Verilen onca sözün, ezberlenen onca takvimin un ufak olmasının başka bir izahı olamaz. Eğer ortada bir lobi çatışması, çıkar savaşları varsa; sesleniyoruz: Bunlar kimdir ve amaçları nedir? Üreticinin rızkından, Alanya’nın geleceğinden ne istiyorlar?

​Bugün özellikle tropikal meyve üreticileri başta olmak üzere tüm çiftçiler derin bir mağduriyet içinde. Alanya’nın artık sabrı kalmadı.

Üreticiler çok iyi biliyor ki; profesyonel pazarlama, dünyaya açılan ihracat kapıları ancak modern, çağın gereklerine uygun bir tesis üzerinden mümkündür.

Ama ortada ne ihracat var ne ticaret; sadece kilitli kapılar ve boy veren yabani otlar.

​Herkes gibi ben de soruyorum.

​Sayın Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir...

Çıkıp "Mayıs-Haziran gibi açılacak" müjdesini vermiştiniz. Sözün bittiği, takvimin tükendiği yerdeki bu sessizlik nedendir?

​Alanya Toptancı Hali nihayet kapılarını açacak mı, yoksa Akdeniz’in ortasında sessizce çürümeye mi terk edilecek?

​Tabelası var, binası var, üreticisi hazır. Bir tek cesaret ve adalet eksik. Alanya’nın kaderi, lobilerin iki dudağı arasında harcanamayacak kadar büyüktür.

​Ve o kapılar, bir gün mutlaka o üreticinin yüzüne açılmak zorundadır.

Esen kalın...