GÜNE erken başlayanlardansanız, Alanya'nın sokaklarında sabahın altısında hareketlenen o büyük motor sesini çok iyi bilirsiniz.
Kimi işine yetişir, kimi okuluna, kimi de ekmek parasının peşindedir. Ancak son dönemde bu rutin yolculuklar, ne yazık ki tebessümle başlayan bir günün değil, yersiz bir gerginliğin sahnesi olmaya başladı.
Elimize ulaşan bir okur mektubu, tam da bu kanayan yaramızı gözler önüne seriyor. Olay, Kestel'den binen bir vatandaşın otobüse adım atmasıyla başlıyor.
Vatandaş nazikçe selam verip günaydın diyor ve şoföre 200 lira uzatıyor. Karşılaştığı tepki ise uykulu gözlerin şaşkınlığı değil, peşin bir öfke oluyor. Sabah sabah “Bu ne ya, bozuk ver” diyen şoföre müşteri bozuk parası olmadığını, hayatını on yıldır nakit parayla sürdürdüğünü belirtince tansiyon yükseliyor.
Şoförün yanıtı net ve sert çıkıyor: “Kart bas o zaman, yoksa in aşağı başka otobüse bin!”
Yolcu inmeyi reddediyor ve gayet haklı bir isyanda bulunuyor. “Birader, el parasızlıktan kavga eder; biz paralı iken para için kavga ediyoruz sabah sabah” diyerek tepki gösteriyor.
Vatandaş bozuk para bulundurmak zorunda değil amma ve lâkin 42 liralık otobüs biletine 60 lira alan otobüs şoförü o bozuk parayı da bulundurmak zorunda diye çıkışıyor.
Şoför “Gece ikide yatıp sabahın köründe otobüse biniyoruz bozuk paramız da moralimiz de yok” diyor.
Nihayet paranın üzerini veriyor vermesine ama arkasından kaba cümlelerle söylenmeyi de ihmal etmiyor. “Bir daha seni gördüğümde almayacağım” diyor.
Bu münferit bir olay mı?
Keşke öyle olsa. Aynı vatandaş, geçtiğimiz günlerde başka bir şoförün bir kadın yolcuyla klimalar yüzünden tartıştığını, bir önceki hafta bir turistin otelin yeri konusunda anlaşamadığını, başka bir günde ise yüksek sesle çalınan arabesk müzik yüzünden gerilim yaşandığını aktarıyor.
Vatandaş: "Alanya Halk Otobüsleri Kooperatifi Başkanı Ali ihsan Gökçe’nin bu yaşananlardan haberi var mı? Malum, belediye denetim görevini tam anlamıyla yapmayınca, şoförler de kendi dertlerine düşüp asıl görevlerini unutuyorlar. Madem bu konuyu masaya yatırdık, yapıcı önerilerimizi de sıralayalım. Kentkart satış noktaları artırılsın, şoförlere düzenli olarak psikolojik destek ve nezaket eğitimi verilsin. Toplu taşıma araçlarında kişisel zevklere göre son ses arabesk müzikler çalınmasın. Şoförlere tek tip kurumsal kıyafet giydirilsin ve ALTAV ile anlaşma yapılarak otobüslerin dış yüzeyleri Alanya'nın turistik yerlerinin görselleriyle giydirilsin" diyerek hem sitemini hem de çözüm önerilerini sıralıyor.
Elbette bu madalyonun diğer yüzünde fenalaşan bir yolcu için koşa koşa su getiren centilmen şoförler de var.
Ancak kaba tipler tüm camiayı zan altında bırakıyor.
Alanya'nın huzuru ve geleceği için bu mesele el atılmayı hak ediyor. Önce saygı, sonra yolculuk diyerek sözü yetkililere bırakıyoruz.
Esen kalın…