Haziran ayının en önemli tarihi günlerinden birisi Amasya Genelgesidir. Neydi Amasya genelgesi ve neden yayınlanmıştı, hatırlamakta yarar var. 12 Haziran 1919'da Amasya'ya geçen Mustafa Kemal ve arkadaşları ülkenin kurtuluşu için...

Haziran ayının en önemli tarihi günlerinden birisi Amasya Genelgesidir. Neydi Amasya genelgesi ve neden yayınlanmıştı, hatırlamakta yarar var. 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geçen Mustafa Kemal ve arkadaşları ülkenin kurtuluşu için bir bildiri hazırlayarak tüm yurda duyurmaya karar vermişlerdir. Mustafa Kemal, Refet Bele, Hüseyin Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy tarafından hazırlanan bildiri. 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın da onayı alındıktan sonra; 22 Haziran 1919’da Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından telgrafla tüm mülki amir ve komutanlara duyurulmuştur. Bu genelge ile, ilk kez milli mücadelenin amaçları ve yapılması gerekenler açıklanmış oldu. Bu açıklama elbette İstanbul’u işgal etmiş devletlerin, özellikle İngilizlerin tepkisini hemen çekmiştir. Amaç neydi? Mustafa Kemal’i geri çekmek ve durdurmak. Bunu bilen Mustafa Kemal bu oyuna düşmediği gibi, ünlü şair Tevfik Fikret’in söylediği “Hak bellediğin yolda yalnız da olsan yürüyeceksin” sözü kendisine bir rehber olmuş, kendi aklına güvenerek yürümüştür. Yürürken de yalnız değildi. Çünkü o Türk ulusuna ve onun kahraman Mehmetçiklerine güveniyordu. Silah arkadaşları onu öncü kabul ederek birlikte hareket etmeyi kabul etmişler ve liderliğini onaylamışlardır. Neydi Amasya genelgesinin maddeleri: 1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. 2- İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir. 3- Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 4- Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.5- Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır.6- Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.7- Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır. 8- Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.Bugün 1. Madde hala geçerliliğini korumaktadır. Emperyalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerin aracılığıyla vatanın bütünlüğü tartışılmaktadır. İkinci maddeyi iyi tahlil etmek gerekir. Şu andaki duruma bakılacak olursa sanki bu vatanda Türk ulusu yok, başka uluslar varmış gibi bir hava estirilmektedir. Sanki bugünleri görmüş ve hissetmiş gibi “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünü ta o tarihlerde söylemiş yüce Atatürk. Bunu kabul eden zaten kendisini mutlu hisseder. Üçüncü maddeyi iyi okumak gerekir. Bizim istiklalimizi başkaları değil, yine biz belirleriz. Başkalarını dayatmasına ve buyruğuna tahammülümüz yoktur. Bugünkü şartlar ile o günkü şartlar elbet bir değildir ama tarih tekerrürden ibaret denilen bir de söz vardır. Bu sözün özü yarının ne olacağını bilememekten kaynaklanır. Gün gelir aynı duruma düşersek yukarıdaki maddeleri bir bir hatırlamak gerekir. Tarihini bilmeyen geleceğini kuramaz. Türk Kurtuluş Savaşı birçok ezilen ulusa meşale olmuşken, bazıları hala bunu içine sindirmiyorlar. Türk’ün tekrar ateşle imtihanını oynamasını istiyorlar. Buna gerek hissettirmemek en önemlisi. “Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum" diyen Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’ni iyi okumak gerekir, bu ortamda.