​BİR 16 Ekim sabahında Alanya sokaklarında yürürken, denizin o bildik durgunluğu sadece havaya değil, esnafın yüzüne de çökmüş durumda. 2026 turizm sezonunun artık sonuna geldik. Vitrinlerdeki “Big Sale” yazıları yavaş yavaş anlamını yitirirken, kepenkler kış uykusuna hazırlanıyor. Ancak bu sezon, geride büyük bir burukluk ve cevapsız sorular bıraktı.

​Sezon başlarken beklenti büyüktü; otel dolulukları fena sayılmazdı ama sezonun finalinde Alanya esnafının kapısını çaldığınızda duyduğunuz tek bir ortak cümle var: “Gelen turist çoktu ama kasaya giren bir şey olmadı.” ​Alanya Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile sektör temsilcilerinin sezon boyunca yaptığı uyarılar ve sezon sonu değerlendirmeleri tek bir gerçeğe işaret ediyor: Turistin profil ve harcama alışkanlığı kökten değişti.

Yabancı turist otelinden çıkmadı; çıksa dahi hediyelik eşyacıya, restorana ya da kuyumcuya uğramadan otobüsüne binip geri döndü. Oteller doldu belki ama kişisel harcama kalemleri dibe vurdu. Esnafın "siftahsız kapattık" dediği günlerin sayısı bu yıl hiç olmadığı kadar arttı.

​Dükkân kiraları, yüksek elektrik ve enerji faturaları, personel giderleri ve SGK primleri derken esnafın bel kemiği daha sezonun ortasında büküldü. Oda başkanlarının sezon öncesinde yaptığı "Önümüz açık değil, borçlanarak sezona girmeyin" uyarıları, maalesef kış kapıya dayandığında haklı bir kehanete dönüştü. Peki, esnaf bu yükü nasıl taşıdı? Tabii ki borcu borçla kapatmaya çalışarak. Esnaf Kefalet Kooperatifleri kanadında işletme kredi limitlerinin 1 milyon 500 bin TL’ye yükseltilmesi ve faiz oranlarının güncellenmesi, görünürde can suyu gibi sunuldu. Ancak yüksek enflasyon ortamında bu krediler, çarkı döndürmek yerine esnafı önümüzdeki kış boyunca ödemek zorunda kalacağı ağır bir borç yükünün altına soktu.

Yazın kazanamayan esnaf, şimdi kışın bu kredi taksitlerini ve ertelenen SGK/vergi borçlarını nasıl ödeyeceğinin kara kara hesabını yapıyor. 2026 Alanya turizmi bize çok net bir ders verdi: Nicelik, nitelik demek değildir. Milyonlarca turisti ağırlamakla övünmek esnafın tenceresini kaynatmıyor. Ucuz turist odaklı pazarlama stratejileri ve esnafı turistle buluşturamayan şehir içi turizm planlaması Alanya’nın potansiyelini eritmeye devam ediyor. Alanya’nın artık "Nasıl olsa turist geliyor" kolaycılığından vazgeçmesi şart. Sadece krediyle esnafı borçlanarak çarkı döndürmek çözüm değil; vergi yükünün hafifletilmesi ve kış dönemi için sektörel teşviklerin sağlanması gerekiyor. Otel-şehir entegrasyonu kurulmalı, nitelikli gastronomi ve kültür turları ön plana çıkarılmalı. "En ucuz tatil" imajından sıyrılıp, harcama potansiyeli yüksek turiste hitap eden bir Alanya yaratılmalı ve en önemlisi otel odaları değil, şehrin tüm güzellikleri pazarlanmalıdır.

​2026 sezonu bitti, kepenkler iniyor. Eğer bu sezondan ders çıkarılmazsa, önümüzdeki baharda açılacak o kepenklerin sayısı ne yazık ki çok daha az olacak.

Esen kalın...