Alanya'da kiraz tüketiminde bu hatayı yapmayın
Alanya'da kiraz tüketiminde bu hatayı yapmayın
İçeriği Görüntüle

ALANYA'da 2026 turizm sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcileri, sezonun beklentilerin gerisinde kaldığını belirterek hem otelcilerin hem de turizme bağlı faaliyet gösteren esnafın ciddi ekonomik baskı altında olduğunu ifade etti. Alanya Otelciler ve Pansiyoncular Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci, içinde bulunulan dönemin 1960 yılından bu yana yaşanan en zorlu turizm sezonlarından biri olduğunu söylerken, ALTİD Başkanı Cem Özcan ise yüksek doluluk oranlarının tek başına başarı anlamına gelmediğini, asıl sorunun artan maliyetler ve düşen kârlılık olduğunu vurguladı.
"1960 YILINDAN BU YANA YAŞANAN EN ZOR TURİZM SEZONU"
Alanya Otelciler ve Pansiyoncular Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci, turizmin Türkiye ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biri olmasına rağmen bu sezon sektörün ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti. Beklenen turist sayısına ulaşılamaması, turistlerin harcama eğilimindeki düşüş ve işletme maliyetlerindeki artışın özellikle küçük esnaf ile yeme-içme sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Değirmenci, restoranlar, kafeler, lokantalar, büfeler, pastaneler ve eğlence işletmelerinde ciro kayıplarının yaşandığını söyledi. Değirmenci, "Turizm, ülkemizin ekonomisine en fazla katkı sağlayan sektörlerin başında gelmektedir. Ancak içinde bulunduğumuz sezon, birçok sektör temsilcisi tarafından 1960 yılından bu yana yaşanan en zor turizm sezonlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Beklenen turist sayısına ulaşılamaması, turistlerin harcama eğilimindeki düşüş ve artan işletme maliyetleri, özellikle küçük esnaf ile yeme-içme sektörünü ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya bırakmıştır. Turizm hareketliliğinin zayıflaması, restoranlardan kafelere, lokantalardan büfelere, pastanelerden eğlence işletmelerine kadar geniş bir kesimin cirolarında önemli kayıplara neden olmuştur" dedi.
"ESNAF AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR"
Artan kira, enerji, gıda, personel ve vergi giderlerinin işletmeler üzerindeki yükünü artırdığına dikkat çeken Değirmenci, birçok işletmenin sezon gelirleriyle yılın geri kalanını finanse etmeyi planladığını ancak yaşanan durgunluk nedeniyle borç yükünün arttığını, yatırımların ertelendiğini ve bazı işletmelerin kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını kaydetti. Değirmenci, "Birçok işletme, artan kira, enerji, gıda, personel ve vergi giderlerini karşılamakta zorlanırken, günlük müşteri sayılarındaki düşüş sürdürülebilirliği tehdit eden bir noktaya ulaşmıştır. Esnafın büyük bölümü, sezon boyunca yapmayı planladığı gelirle yılın geri kalanını finanse etmeyi hedeflemektedir. Ancak bu sezon yaşanan durgunluk, birçok işletmenin borç yükünün artmasına, yatırımlarını ertelemesine ve bazı işletmelerin faaliyetlerini sonlandırma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak istihdam da olumsuz etkilenmekte, birçok işletme personel sayısını azaltmak zorunda kalmaktadır. Yeme-içme sektörü yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil; aynı zamanda bir destinasyonun kültürünü, misafirperverliğini ve yaşam kalitesini yansıtan önemli bir unsurdur. Bu sektörün zayıflaması, turizm deneyimini de doğrudan olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla yaşanan sorunlar yalnızca işletmeleri değil, bölge ekonomisini ve turizmin geleceğini de yakından ilgilendirmektedir. Sektör temsilcileri olarak beklentimiz; ilgili kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve sektör paydaşlarının ortak bir anlayışla hareket ederek turizmi canlandıracak acil adımları hayata geçirmesidir. Vergi ve prim yüklerinin hafifletilmesi, uygun finansman imkanlarının sağlanması, turizm tanıtım faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve yerli-yabancı ziyaretçi sayısını artıracak politikaların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Esnafımızın ayakta kalması, yalnızca ticari hayatın devamı açısından değil; şehir ekonomisinin, istihdamın ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da kritik bir gerekliliktir. Turizm sektörünün tüm paydaşlarının ortak akıl ve dayanışma içerisinde hareket etmesi, bu zorlu sürecin en az zararla atlatılmasını sağlayacaktır" dedi.
"DOLULUK TEK BAŞINA BAŞARI DEĞİL, ASIL SORUN ARTAN MALİYETLER"
Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan da 2026 sezonunun beklentilerin altında seyrettiğini belirterek, yüksek doluluk oranlarının sektörün gerçek durumunu yansıtmadığını ifade etti. Özcan, 2026 turizm sezonunun beklentilerin gerisinde seyrettiğini belirterek, yüksek doluluğun tek başına başarı anlamına gelmediğini söyledi. Sezonun ilk aylarının yavaş geçtiğini, Kurban Bayramı dönemindeki hareketliliğin ise sezon geneline yayılmadığını ifade eden Özcan, birçok otelin artan rekabet nedeniyle odalarını daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını, bunun da kârlılığı önemli ölçüde düşürdüğünü vurguladı. Alanya'da güçlü satış ağına sahip tesislerde dolulukların yüzde 80-90 seviyelerine ulaştığını, ancak bölge genelinde geçen yılın aynı dönemine göre daha düşük bir tablo görüldüğünü belirten Özcan, en güçlü talebin Almanya, Rusya, Polonya, İngiltere, Baltık ülkeleri ve iç pazardan geldiğini söyledi. Turizm sektörünün en büyük sorununun turist sayısından çok, hızla yükselen enerji, personel, gıda ve finansman maliyetleri olduğuna dikkat çeken Özcan, uluslararası pazarda fiyat artırmanın ise rakip destinasyonlar nedeniyle kolay olmadığını ifade etti. Sezonun aynı şekilde devam etmesi halinde özellikle mali yapısı zayıf işletmeler için kış aylarının zor geçebileceğini belirten Özcan, bunun yalnızca otelleri değil, restoranlardan esnafa, ulaşımdan tedarikçilere kadar tüm Alanya ekonomisini etkileyeceğini söyledi. Buna rağmen sezonun ikinci yarısı için umutlu olduklarını dile getiren Özcan, ağustos, eylül ve ekim aylarında son dakika rezervasyonlarının artmasıyla kayıpların önemli ölçüde telafi edilebileceğini belirtti. Özcan, hedeflerinin yalnızca doluluk oranlarını artırmak değil, Alanya'nın sürdürülebilir, kaliteli ve yüksek gelir üreten bir turizm destinasyonu olarak rekabet gücünü koruması olduğunu sözlerine ekledi. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi