Alanya'da kiraz tüketiminde bu hatayı yapmayın
Alanya'da kiraz tüketiminde bu hatayı yapmayın
İçeriği Görüntüle

​TÜRKİYE Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Almanya Ülke Temsilcisi Emrah Yeşilkaya, 12 Haziran tarihinde Alanya'da ikamet iznine kapalı olan bazı mahallelerin yeniden açılmasının sektör adına memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Kararın piyasaya olumlu yansıyacağı yönündeki beklentilerini daha önce paylaştıklarını belirten Yeşilkaya, aradan geçen bir aya rağmen sahada beklenen canlılığın henüz oluşmadığını belirtti. Yeşilkaya, bu durumu "Alınan kararın yetersiz olduğu anlamına gelmemektedir, aksine doğru yönde atılmış önemli bir adımdır" şeklinde değerlendirirken, uzun süreli ikamet kısıtlamaları nedeniyle yatırımcıların rotalarını farklı ülkelere çevirdiğini ve yatırım alışkanlıklarının kısa sürede değişmediğini vurguladı.
​KÜRESEL EKONOMİK KOŞULLAR VE YAŞAM MALİYETLERİ ETKİLİ
​Emrah Yeşilkaya, ikamet politikalarının yanı sıra yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının, Alanya'da ikamet eden yabancıları bile farklı yaşam alternatiflerini değerlendirmeye yönelttiğini ifade etti. Yeşilkaya, "Bugün beklenen hareketliliğin henüz oluşmamasında, yalnızca ikamet politikaları değil; küresel ekonomik koşullar ve yaşam maliyetleri de önemli rol oynamaktadır" açıklamasında bulundu. Özellikle Avrupa'daki yatırımcıların yeni düzenlemeden haberdar olmadığını belirten Yeşilkaya, yeniden açılan bölgelerin uluslararası platformlarda tanıtılması ve yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi gerektiğini kaydetti.
​"200 BİN ABD DOLARI" SINIRI YATIRIMCIYI CAYDIRIYOR
​Sektörün önündeki engellerden birinin ikamet izni için aranan "200 bin ABD doları" taşınmaz değeri olduğunu belirten Yeşilkaya, "Alanya'da yabancı yatırımcıların en fazla tercih ettiği 1+1 ve 2+1 dairelerin önemli bir kısmının ekspertiz ve resmi satış değerleri bu seviyeye ulaşamamaktadır. Bu durum, nitelikli konutların ikamet kapsamı dışında kalmasına neden olmakta ve yatırımcı kararını doğrudan etkilemektedir" dedi. Alt limitin piyasa gerçeklerine göre yeniden değerlendirilmesinin, konut stokunun ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
​"YASAKLARIN KALKMASI TEORİDE KALDI"
​Omran Property sahibi Ufuk Öner ise yasakların kalkmasının teoride heyecan yarattığını ancak pratikte piyasanın eski günlerine dönmesinin o kadar kolay olmadığını vurguladı. "Daha önceki beyanlarımda da bahsettiğim gibi, ikamet yasağı etken değil maalesef" diyen Öner, şu anki durgunluğun çok daha derin sebepleri olduğunu belirtti. Yatırımcı, "Acaba yarın yine yasaklanır mı?" endişesiyle parasını daha stabil gördüğü Balkan ülkelerine kaydırdı. Fiyatların aşırı şişirilmesi nedeniyle mevcut rakamlar yabancı alıcı için cazibesini yitirdi. Enflasyon, artan maliyetler ve bankaların kredi musluklarını kısması yerli alıcıyı da piyasadan sildi. Öner, inşaat maliyetleri oturmadan ve 5 yıllık gerileme süreci tamamlanmadan piyasanın şaha kalkmasının zor olduğunu, gerçek hareketin 1,5-2 yıl sonra başlayabileceğini ifade etti.
​"VARLIK KORUMA KALKANI" OLARAK TÜRKİYE
​Ufuk Öner, Almanya'da gündeme gelen "Yük Dengeleme Yasası" gibi mülkiyet haklarına yönelik endişeler nedeniyle Avrupalıların varlıklarını güvence altına almak istediğini belirtti. Öner, "Alanya piyasası için yeni bir kapı aralanıyor. Batıda artan vergiler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle acil B planı arayan yüksek bütçeli bir kitle var. Artık stratejilerimizi 'lüks tatil' yerine 'varlıklarınızı güvenceye alın' vizyonu üzerine kurmalıyız" dedi.
​"BÖYLE BİR TİCARETİ DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE ANLATAMAZSIN"
​Mayra Homes işletmecisi Sedat Erkek, ikamet yasağının kaldırılmasının tek başına hiçbir etki sağlamadığını ve piyasada en küçük bir hareketlenme olmadığını belirtti. Erkek, "Müşteri geliyor, 70-80 bin euro verip bir daire alıyor ama sınır 200 bin dolar. Böyle bir ticareti dünyanın hiçbir yerinde kimselere anlatamazsın" ifadelerini kullandı.
​Ayrıca gıda enflasyonunun yabancıları caydırdığını belirten Erkek, "Bölgemizi tercih eden insanlar genelde alt gelir grubuna sahip olanlar, kendi ülkesinde yarı fiyatının altına aldığı bir ürüne burada çok daha fazlasını ödemek istemez. Piyasanın bozulması zincirleme sebeplerden dolayı olmuştur; tek bir olumsuzluğu ortadan kaldırmak sorunu asla çözmez. 5-10 yıl önceki ekonomik ve sosyal çıtayı yeniden yakalamadan kriz asla son bulmayacaktır" değerlendirmesinde bulundu. (Sudi ÇANDIR)

Kaynak: Haber Merkezi