Mutlak butlan kararı Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) yönetimini iki başlı, çift dilli hale getirmiştir. Parti tüzüğü ve partiler yasası üzerinden birisinin (a) dediğine diğeri (b) denmektedir. Bu atışmadan iyi niyet beklemek doğru değildir. Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ile Sn. Özgür Özel'in arasına giren karar yanlıları geçmişi unutmuş gibilerdir. Siyasette aynı dili koşamayanların birlikte yol yürümeleri güçtür. En kısa sürede kurultaya giderek dil birliğini sağlama imkânları vardır. İşin açık, net şekli, CHP ulaştığı kamuoyu seviyesiyle en yüksek vekil sayısına ulaşabilecek düzeyde mücadele yürütmektedir. Kazanacak Cumhurbaşkanı adayı seçilmesini desteklemeyen hiç bir parti Parlamento çoğunluğu ile en güçlüsü olsa da hükümetten hisse kapamaz. Sistem partiye değil, cumhurbaşkanına hükûmeti kurma görevi yüklemektedir. Güçlü politik diplomasi gerektirir.

İki dilli parti, çatal düşünceli akıl diplomasiyi doğru algılayıp kuramaz. Atatürk’ün kurduğu partide çift dil varsa zaten işgal edilmiş, çok dilli anayasa çalışmalarının önü açılmış demektir. İki dilli tek yaratık yılandır. CHP’nin yılanların saldırısıyla karşılaşması mümkün olsa da altı okun yılanlaşmasını beklemek CHP’nin değil; Türkiye’nin sonunu getirecek kapıyı aralar. Kurumlar işgal edilip gömleği değiştirilebilinir. Unutulmasın ki seçmenin fıtratını değiştirmek mümkün değildir. Seçmen seçtiği şahsiyetlerle hedefe koyduğu menzile yürümeye devam eder. Sn. Özgür Özel ve ekibi Kılıçdaroğlu sonrası başlattığı yürüyüşü her gün artan kalabalıklarla daha ileriye taşımayı sürdürmektedir. Sn. Kılıçdaroğlu yükselişin önüne takoz koymamalıdır.

Türk siyasetinin özellikle köklü partilerinde yaratılan iç sorunlar ülke politikasını derinden etkilemiştir. Sn. Özel dönemi yükseliş trendinde CHP ve kadrolarının başına gelenler muhalefet politikalarına müdahale algısı yaratmaktadır. Diğer muhalif partiler de yaklaşan seçim süreci öncesi siyasette durdukları yeri sağlamlaştırmalı, iktidar arzuları varsa eğer kulaklarına, dudaklarına, gözlerine ve sözlerine itina göstermelidir. Seçmen partiye kızıp reyinden imtina etmeden sandığa giderken cumhurbaşkanlığı bloğu içinde kalabilmektir.

Hukuk yazılı metinlerden oluşsa da örf, adet, inanç ilkelerini de dikkate alarak son kale vicdanını da kullanmak durumundadır. Hukuk, suçluya ceza vermek niyetiyle değil, hakikaten işlenmiş bir suç yoksa, iftiraları da dikkate alarak suçluyu cezadan arındırma yönünde yargıya yol gösteren kültüre sahiptir. Herkesin yargılanması mümkündür. Tutukluluk, suçluluk ceza hali değildir. Alt mahkeme kararları üst mahkemeye takılabilmektedir. İşin hassasiyeti yargı üzerinde politikanın muhtemel vesayeti önemlidir. Vicdan kullanımında boşluğun dolduruluş gayesi yazılı metinlerde yer almaz. Hakim yorumunda suçlu lehinde pozitif kanaat kullanarak siyasi maceralara açık kapı bırakmaz. Türk ülküsünde adaletin kapısı reaksiyon, karşıt görüş tavır ve uygulamalara kapalıdır. Siyasetin yargıya müdahalesi beklenen olsa da bilinen değildir. Ülkede “adalet tatile çıkmış” tabiri yılların hatıratıdır. “Adalet devletin dinidir, bir gün herkese lazım olacaktır” denmektedir.

Adalet terazisinin Türk ülküsünde hak ve hakkaniyetli kullanıldığı, tavize kapalılığına inanılmaktadır. Anlaşılan politika acımasız bir kavramdır. Toplumu lime lime, parça parça, parti parti kısımlara ayrıştırıp, vuruşturup, kırıp döküyor. Çirkin politika kin, intikam, hırs saçıyor. Mahkemelere müdahale Türk Milli kültürü, devlet anlayışında yoktur. Devlet milleti ve kurumlarına üvey baba muamelesi yapmaz, yaptırmaz da. Devletin kurumlarını işgal edenlerin devlet adamlığı, diplomat emsali güncel politikaların etkisine kapılmadan geleceğin inşası gayretinden anlaşılır. Hükûmetler değişken; politika güncel etkinlikleri kapsar.

“Gizli şahit, etkin pişmanlık” kavramları siyaset sahasında inandırıcı olamamakta, mahkemeleri zan altında bırakmakta, vatandaşta güven kaybı yaratmaktadır. Mühürsüz oyların kabulü, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi sonrası hukuktan intikal eden adalet kavramı politikanın siyaseti kullandığı algısını yaratmıştır. Militanist ruhlar için siyasi ajitasyon ve provokasyonlar talimat gerektirmez. Miting, nutuk ve hitabetlerden kaptığı hisse oranında kendince görevini yapar. Faili meçhullerin fiiliyatı yapanları bu yüzden ortaya çıkartmak yorucu ve uzun soluklu istihbarat çalışması gerektirir. Bazı ekranlar her saat CHP'yi yargılıyor. Sn. Özel’e yeni parti kuruyorlar. Her şeyi en iyi bunlar biliyorlar, ikna odaları misali algı yürütüp dedikodu üretiyorlar. Sosyal medya ve ekranlardaki trol tipi senaryolara dikkat edilmelidir. Kurulacak partiye iktidar vaadi umut yaratıyorlar.

Başkanlık sisteminde hükümet sarayda, tek kişi yetkisinde kurulmaktadır. Reyler parti yerine kişiliğe kullanılmakta, partiler üstü anlam kazanmaktadır. Parti iktidarı yerini ittifak iktidarına bırakmaktadır. Siyasi mesaj ve müdahaleler dozajı politik atmosferden ideolojik iklime yöneltmektedir. Seçmen rey tercihinde tuzakları bozar. İYİ Parti’nin, 17 Haziran 2026, Tandoğan mitingi çağrısı sandık dozajını yükseltebilir. Türk ülküsü ve İslam literatüründe; “en kötü demokrasi, en iyi dikta rejimlerden daha iyidir” diye tanımlanır.