Siyaset ile politika arasındaki kıldan ince, kılıçtan keskin hassasiyeti göremeyen gözün beyne aksettirdiği düşünce ile güncel olay ve eylemlerin yorumunda nedenlere ulaşılması, gerçekleri tamı tamına ortaya çıkartmaz. Politika reaksiyon, yaklaşımlar; siyaset aksiyon, eylemlerdir. Sistemin getirdiği %50+1 teorisi, politik mücadeleyi partilerin kapasite alanlarına sıkıştırmıştır. Her parti öz sahasında propagandasını yapabilecektir. Muhalif kanatta ne kadar çok parti, o kadar siyasi ada, oda, partiler oluşturulmuş demektir. Sınırlarını zorlamadan politika yapmalarında sakınca görülmeyecektir. Muhalefet iktidara heveslenmemelidir. Bunun için elbette iyi bir siyaset mühendisliği gerekmektedir.

Mutlak butlan kararı, mükemmel bir projenin ürünüdür. Siyaset kurumlarını her an politik çıkar lehine dedikodu, atışma, tartışmaya sürükleyebilecektir. Yetki gaspı yasal güvence altındadır. Seçim kanunlarının işlevine sekte vurmak, seçim güvenliği statüsünü yıpratmak tartışmaya açıktır. Milletvekili transferleri ve transfere açık vekillerin etik değer ağırlığı, politik hesapla tartılır. “Bastım parayı, aldım sırayı. Utanmıyoruz. Bir seferden bir şey olmaz. Yeğenim de orada, bir selam verirseniz” vs. İtirafçıyı sıkmaz, yazanlar gocunur.

Politik mücadeleler, parti içi ve partiler arası münakaşalardan ibarettir. Kısmın grup içinde öne geçebilme yarışıdır. İdeal dışında hesap peşindedir. Siyaset kurumunun kadrosunu değil, kabuğunu işgal ederler. Bazıları seçildikten sonra öz kabuğuna çekilir, ete süte dokunmaz. Pür, temiz bir şekilde sonraki seçim sürecini bekler. Tekrar seçilip seçilmemesinin önemi yoktur. Olacağını olmuştur, alacağını almıştır; gerisi neme lazımdır. İdealist siyasetçi, idealizmin boyutuna uzanan yolcudur. Hep başarmak ister.

İdealist politikacılar, siyasi başarı trendiyle iktidar yolunda politika yapar ve propagandaya katılır. Şahsi menfaatler ötesinde şahsi idealleri, ülküleri, hedefleri vardır. Her daim millî veya enternasyonal fikir üretmekle meşguldür. Özünden çok, özden gelenlerin geleceği mücadelesi atağında yürüdüğünü düşünür; etrafı da öyle algılar. Tarihte idealist insanların sayısı azdır. Bugün de itilmişlerdir. Edep, ahlak ve ilkeleri çirkin politikayla örtüşmez. Yunuslar, Hacı Bektaşlar, Pir Sultanlar, Ahmet Yeseviler vs. silsilesinin yolunda anlık ve günlük hesap kavramı yoktur. Mutlak butlan, sadece CHP’nin değil, demokrasinin sorunudur.

Anadolu’da Osmanlı’nın yıkılma sürecinde Osmanlıcılık, İslamcılık sınanmış; tutmamış, tarihî derinlikleri imparatorluğu kurtarmaya yetmemiştir. Türkçülük atağa geçmiş ve millî birlik ile Kuvayı Milliye ruhu, Çanakkale iradesiyle taçlanmıştır. Osmanlı’yı yıkan kültür, Cumhuriyet’i bir türlü sindirememiştir. Milliyetçilik, her Türk vatandaşının ortak iradesidir. Dış güçler üzerinde kafa yormakta, millî bünyeyi tahribatla uğraşmaktadır. İktidar ve muhalefeti aşan uygulamalardandır. Eski öğrenci hareketleri sokağa sıçratılmak isteniyor.

Seçim isteyen olsa da sandık zamanında konur. O zamanı iktidar belirler. CHP’ye umut, en kısa sürede kurultaya gitmesi olabilirdi. “Genel başkanın durduğu yer genel merkezdir” denirken, genel merkez polis ablukasına alınmıştır. Mutlak butlan, ideolojik mücadelenin ürünüdür. Sol sosyalist siyaset sislerinin ayrışmasıyla ümmetin dini laiklikten arınacak; hak gelecek, batıl zail olacaktır. “Ortadoğu’ya monarşi yakışır” denmiştir. İdeolojik siyaset sokakta kinleşir, öfkeye sürüklenirse toplumsal huzur sarsılır. “Efendiler, düşman cephede bellidir. Fakat asıl tehlikeli olan içimizdeki hainlerdir.” (Mustafa Kemal Atatürk)