Büyük davaların fikir üreten düşünürleri vardır. Büyük davalar büyük beyin ister. Düşünürler, fikir adamları kişileri tartışmaz, fikirleri eleştirir, önerilerini ortaya koyar. Her bireyin eksiğini bulmak kolaydır. Ulema, alim, eren, derviş, ilim adamı, filozof sıfat ve ünvanlarıyla tanımlamaları bundandır. Gıybet bunlara uğramaz; haram yakınından geçmez. İnandığı yolda yürürken yol göstermeyi ihmal etmezler. Görev aldığı masadan güç almaz, masaya güç ve itibar kazandırır, etrafı donatırlar. Anadolu'nun seyyah-ı fakirleri ile İstiklal savaşı kahramanları, Cumhuriyetin kurucu kadrosu bunlardandır. İlim, irfan sahibidirler. Çağ açıp çağ kapatan imparatorluğun küllerinden devlet kuran liderlerdir. İnsanoğlunun huzur ve mutluluğuna harcanmış ömürlerdir.
Bilim insanları akademik çalışmalarıyla ilmin altyapısı ve klonlarını kuranlardır. Bir iyi lider hem asker, hem de ilim insanıdır. Hatipliğimi devletin lehinde kullanır. Demokrasilerde liderin anacına ulaşması için siyasi partiye ihtiyacı vardır. Politika aracılığıyla halkı aydınlatıp ikna etmeden iktidara yürümek imkânsızdır. Lideri anlamak ve doğru tercih halkın kültürel seviyesiyle orantılıdır. Liderler enternasyonalist ortamda halkının en yüksek seviyede refah ve huzura kavuşması mücadelesi verirler. Her parti genel başkanı lider değildir, liderlik zorunluluğu da yoktur. Hukuk çerçevesinde kurulan her partinin genel başkanı olur, liderleri ise halk yaratır.
İlim ile bilim, ekonomi ile iktisat, siyaset ile politika alanında yer alan bağın hassasiyeti lider ile genel başkan arasında da vardır. Hiç bir ilim irfan sahibi lider avantajlarını özü lehinde değerlendirmez. İlmi le amel edenlerdendir. Millet nezdinde özü sözü, içi dışı birdir. Kazanıp bloke için değil, paylaşmak için yaşarlar. Siyaset gülle gibi ağırdır, politika çakıl misali kolay lokma emsali parçadır. Gündemdeki siyasi dalgalanmalar böl parçala yut taktiklerinin kademeli uygulanışıdır. Görülmektedir ki siyasetin ucundaki şahsiyetlerin birçoğu ekranlarda blöf yapmakta, keson kesmekte, bol keseden almaktadırlar. Eylem, söylem, saz, söz ile dudak, göz, kaş okumaları aynıyı söylemiyor.
Ekranlar jurnalleme, ilintilendirme, dedikodu, algı gündeminden ileriye gidilememekte, spekülasyon, provokasyon, ajitasyon, hedef gösterme, politik rant hesapları paçadan akmakta, hırsız bizden olursa konuşmayız, partiye zarar verir denebilecek derecede kişilikler vardır. Herkesin elbette bir hesabı vardır ama hakikatin de bir hesabı muhakkaktır. Adalet üzerinde bina dilmeyen siyaset bir gün çökmek durumundadır. Erdemli liderlerin ölümsüzlük gibi bir halleri söz konusudur. Sevenleri bir ölür, bin diriliriz sloganı önemlidir.
Basın ve medya paylaşımları trol istilası altındadır. Siyaset mühendisliği plan proje üretmektedir. Çirkin, saldırgan, karalama, çamur at izi kalsın, küfür dışında dağarcıklarında kelime yoktur. Yanlışı doğru, eğriyi düzgün, yalanı hakikat gibi rahat rahat ifade edebilmektedirler. Herkes ekranı karşısındakinin kendileri düzeyinden daha anlayışlı ve kavrama, yorumlama kapasitesinin olmadığını düşünüyorlar. Toplum enayi gibi algılamaktadırlar. Halbuki kimin içinde hangi cevherin otağ kurduğunu hiç kimse bilemez. “Ben, ne dersem Türkler Müslümanlık sanıyorlardır" diyen ihanetini hatıratlarında yazan ajanları hatırlamak ve anlamak gerekmektedir. İhanetin danışkası alanlardan çok şey öğrenmek mümkündür. Militanizmin eylemleri böyle ortaya çıkmaktadır. Militan ruhlar eylemler için emir beklemez, işaret dilinden kavrananla menzile uzanırlar. Militanist şahsiyetleri her türlü eylemden zevk duyarı, haz alırlar. Psikolojileri bu tür olaylara her daim açıktır. Kullanılmaya müsait yaratıklardır. Yeter ki macera olsun. Çünkü her eylemin sonucunda kurtulur, kurtarılırlar.
Kişileri; politikacı, dedikoducu, gazeteci, hayhaycı ve şakşakçılar tartışır. Beyinlerinde algı, kafalarında ikna, gönüllerinde istismar ve ihanet yatar. Yalan haber CD dezenformasyon politikanın sahasındadır. Kimisi bilerek böyledir, bazısı aldatılmıştır, kimileri de haindir. Türk siyasetinden son zamanlarda “cesurlar hareketi” geçti. Monarşi ve oligarşi düzenlerine karşı kurumsallaştı. Mutlak butlan, Sn. Meral Akşener’e iade-i itibar kazandırdı, Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’na ise militanist rol yüklemiştir. Yükselen bayrak, İYİ Parti Gn. Bşk. Sn. Musavat Dervişoğlu’na emanettir.
Cumhur İttifakının gündeminde “İran, ABD-İsrail” savaşının küresel ittifakın harita çalışmadı yeniden mutlak butlan gidişatı ve anayasa değişikliği vardır. Oligarşi ve monarşi yönetimi Orta Doğu’ya iyi gelir denmektedir. Politika ve politikacılar oyun ve tuzakları fark etmese de, Türk ülküsü vaziyetin farkındadır. Rejimin adı ne olursa olsun atanmışların parti politikasına bulaştırılması ülkeye yapılacak en büyük ihanettir. Bakanlıklar devletin kolonlarını oluşturmaktadır. Adaletin terazisi politikanın çirkin yüzünde değil, hakkaniyetin sırrında gizlidir. Devlet adamları kişileri, parti ve kurumları hedef almazlar. Devlet, farklılıkların birlikteliğinden oluşan siyasi teşkilattır. Rejimin adı ne olursa olsun parti devleti görüntüsü Türk ülküsüyle bağdaşmaz, ayrışmayı tetikler.