Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünyanın en büyük spor örgütlenmesidir. O kadar ki FIFA’nın dört yılda bir düzenleyip, yalnızca Dünya Kupası (World Cup) olarak adlandırdığı turnuvanın bir futbol şöleni olduğunu herkes bilir. Meksika, ABD ve Kanada ortaklığında düzenlenecek Dünya Kupası’nın, 665 milyon doları takımlara ödül olarak verilmek üzere 3,76 milyar dolarlık bir bütçesi olduğu yazılmaktadır. İlginç olan ise, dünyanın en yaygın yapılan sporu olan futbolun ‘football’ değil, başka bir kelimeyle, ‘soccer’ olarak adlandırıldığı dört ülkeden biri ABD’dir…

1930 yılından beri düzenlenen böylesine önemli ve saygın turnuvanın, ABD ve onun lideri Trump’tan kaynaklanan sorunlarla değerini yitireceği endişesi gittikçe artıyor. ABD’nin savaş haline bulunduğu İran’ın futbol takımının Arizona Tucson’daki, önceden planlanan hazırlık kampına sonradan izin verilmeyip Meksika’ya yönlendirilmesiyle başlayan sorunlar, şimdi de taraftar biletleriyle sürüyor. Tribünlerdeki yüzde 8’lik kontenjanın kaldırılıp, taraftarların gişelerden bilet almaya zorlanması bardağı taşıran son damla oluyor. İran futbol federasyonu başkanının da aralarında bulunduğu 15 resmi görevlinin, vizeleri olduğu halde ülkeye girişinin yasaklanmasının Türkiye’deki İran büyükelçiliğince protesto edildiği yazılıyor. İran futbol takımının oynayacağı her maç için charter uçaklarıyla ABD’ye bir gün öncesinden gidip, maç ertesinde de döneceği biliniyor. Son maç için ise 9 saatlik uçuş yapacağı şimdilik konuşulmuyor!

Senegal, Gana ve Fildişi Sahili futbol takımları ve yöneticilerine gösterilen, sıradan bir göçmen Afrika vatandaşının ABD’ye girişindekine benzer uygulamalar büyük tepki topluyor. Ülkelerinde birer kahraman sayılan ve her alanda öncelikli olan sporcuların gümrüklerdeki arama görüntülerinin ulusal onuru da zedelediği yazılıyor. (Aslında ülkelerin uğradığı zulüm açısından farkındalık yaratıyor!) Özbekistan futbol takımının bomba arayan köpeklerce koklatılması, Iraklı futbolcu Aymen Hüseyin’in 7 saat boyunca sorgulanması, İsviçreli Afrika asıllı futbolcu Embolo’nun vizesinin takımından günlerce sonra verilmesi, Bazı İskoç izleyicinin önceden kabul edilmiş vizelerinin iptali FIFA ve ABD’ye olan öfkeyi artırıyor.

2025 yılının en iyi Afrikalı hakemi seçilmiş 34 yaşındaki Somalili Omar Artan’ın ABD’ye kabul edilmemesinin ise büyük bir skandala dönüşeceği söyleniyor. Somalili Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Ghebreyesus’un da dahil olduğu, ancak üzüntülerini belirtmekle yetindiği(!) olayın ilginç yönü ise, hakem Artan’ın ABD’den dönüşünde İstanbul’daki sözleri oluyordu. Kişi başına ulusal gelirin 800 dolar olduğu dünyanın en fakir ülkelerinden Somali’de yetişen hakem, FIFA ve Afrika Futbol Birliği’ne (CAF) kendisi ve Somali’ye olan destekleri için teşekkür ediyordu! Trump ve FIFA’nın başkanı Infantino’nun başında olduğu şebeke, ABD’den geri çevrilen bu genç hakemi susturmuştu! Ama Afrika’nın başını çekeceği boykot kapıdaydı, bunu bilmiyorlardı…