Kısa bir süre önce ülkemizde 50 yıldan beri yapılmakta olan ve gençlerimizin üniversiteler ile yüksek okullara devam edip etmeyeceklerinin ve hangi mesleği seçeceklerinin belirlendiği bir sınav yapıldı. 1 milyon 700 bin gencin katıldığı...
Kısa bir süre önce ülkemizde 50 yıldan beri yapılmakta olan ve gençlerimizin üniversiteler ile yüksek okullara devam edip etmeyeceklerinin ve hangi mesleği seçeceklerinin belirlendiği bir sınav yapıldı. 1 milyon 700 bin gencin katıldığı bu sınavda belli bir kısım öğrencilerin ve bu öğrencilerin devam ettikleri dershanelerin kayırıldığı, açıkçası hile yapıldığı ortaya çıktı. Bu adına hile dediğimiz sahtekarlıktan, "hırsızlıktan” kimlerin yararlandığına bakınca maalesef AKP yandaşlarına ulaşıyoruz. Kim ve ne maksatla derse desin, herkes “ikna oldum” dese bile asıl ikna olması gerekenler bu sınavda ter döküp hakkı gasp edilen gençlerimizdir. Bunlar ikna oldu mu? Ne o gençlere ne de onların ailelerine soran yok. Sormayı bırakın, ciddiye alan bile yok.
BB (Kastım Brigitte Bardot değil Besleme Basın) hariç bu ülkede tek kişi ikna olmadı. Olması da mümkün değil. Olay yargıya taşındı. Ancak gözden ayırmamamız gereken şey, hukukun hakkı korumak için olduğudur. AKP iktidarında yapılan tüm sınavlar şaibeli. Şaibeli olmayı bırakın bazılarını iktidar iptal etmek zorunda kaldı. Tüm bu olguları birlikte değerlendirdiğimizde şu açıkça ortaya çıkmaktadır. AKP iktidarında hukuk, adalet duygusunu beslemeyen, tutarlılıktan uzak bir noktaya daha doğrusu "toplumsal azap"a dönüştü. Bireydeki adalet duygusu korunmalı ki otoriteye güven sağlansın. İmtihana giren 1 milyon 700 bin gencimiz ve onların ailelerinde (Hatta diğer yurttaşlarımızda) merkezi otoriteye, yani AKP iktidarına güven kaldı mı?
İmtihana giren öğrencilerin bir kısmını "biz-bendendir" diye koruyup onlara hak etmedikleri bir avantaj sağlayarak geri kalanını "ötekileştiren" ve bu yolla bu insanların topluma olan güvenini sarsan, daha yaşamlarının baharında, 17 yaşında, içinde doğup büyüdüğü toplumla, ülkesiyle, hakkını koruyamayan, hırsızlara kol kanat geren, devletiyle sorunlu hale getiren AKP'nin yaptıklarının, sabah-akşam “bölücü” diye nitelediğimiz oluşumlardan ne farkı var? Bence hiç bir fark yok.
Adaletsiz devlet, devletsiz adalet yaratır.