-
Hersek Cumhuriyeti’ndeki Mostar Köprüsü, Sarı Saltuk’un duasıyla mayalanmış
Blagay yakınlarındaki ‘Buna Nehri’ su kaynağını taşıyan ve Mostar şehrinden geçen
‘Neretva’ Nehri üzerindeki, Osmanlı döneminde inşa ettirilen
tarihi bir köprüdür. Sarı Saltuk
tekkesinden Mostar’a doğru yol alıyoruz. Yol boyunca tur rehberimiz otobüsün
mikrofonundan yöre hakkında bilgilendiriyordu:
“... Mostar Köprüsü, ecdadımız Osmanlı’nın inşa ettirdiği tarihi bir köprüdür. Şimdi,
normalde çar
şı içerisinden geçerken bir çan kulesi gördük mü? Hatırlıyor musunuz? Mostar’ın
içerisinde, yükseklerde, 107 metre yüksekliğinde. Normal tur otobüsleri orada park ediyor.
500 metre yürümek zorunda kalıyoruz. Şoförden rica ettim:
Müslüman yakada, çarşı merk
ezinde, otobüs durağında indirmesini istedim. Yanı başında
orası. Yalnız, orada otobüsün indirmesi için bir ricam var. Orada bekleme yapamıyoruz.
Buluşma saatinde herkesin hazır olması gerekiyor. Aksi takdirde katedralin oraya park etmesi
gerekiyor. Oraya
da 500 metre yürümek zorunda kalacaksınız. Zamanında olmak kaydıyla,
lütfen! Orada, indiğimiz durakta buluşacağız. Saatimize dikkat edelim. Özellikle buradan
sizden istirham ediyorum. Çünkü orada, normalde tur otobüslerinin bekleme şansı sıfır.
Kaptanımız
zor duruma düşmesin! Ceza yemeyelim! Bizim için, hani bakın! Orada bize hem
zaman kazandırıyor, hem yürüme zahmeti açısından da bizi rahatlatıyor açıkçası.
Şimdi, Mostar! Ne dedik? Eski şehir anlamına geliyor. Mostar’ı Mostar yapan şüphesiz,
ecdadın inşa e
ttirdiği tarihi merkez, dedik. Yıllardan 16. Yüzyıl ortalarını gösteriyor. Kanuni
Sultan Süleyman Batı seferinden dönüyor. Buradan geçtiği zaman, Mostar’ın olduğu
bölgeden geçtiği zaman kervanların nasıl zorlandığını görüyor, payitahta vardığı zaman, baş
m
imar, Mimar Sinan’ı huzuruna çağıracaktır ve çağırıyor:
“
-
Paşam!” diyecek. “Şu bizim geçtiğimiz en uzak diyar var ya!”
“
-
Evet, Sultanım, Mostar!” diyecek.
“Hah! Orası!” diyecek! “Oraya öyle bir eser inşa edelim ki! Öyle bir eser inşa edelim ki!..
Bakan, te
krar dönüp baksın! Her baktığında, Türk’ün adını ansın!” diyecek ve orada bir köprü
inşa etmesini isteyecektir Mimar Sinan’dan. Mimar Sinan kimdir? Kayserilidir. 50 yaşında
mimarlığa başlamış bir şahsiyetten bahsediyoruz. 100 yaşına yakın süreçte 400’e yak
ın eseri
olan muhteşem bir mimar, mimarların hocası olarak kabul edilen Mimar Sinan. Anadolu
coğrafyasını gezmiştir. Güneydoğu’da, Anadolu coğrafyasında, Silvan’da, Batman Çayı
üzerinde, ne vardır? Malabadi Köprüsü vardır, değil mi? Meşhur Malabadi Köprüsü
vardır.
Malabadi Köprüsü’nden çok etkilenmiştir, Mimar Sinan. 1147 yılında, Artuklu beyi
Hüsamettin Timurtaş tarafından inşa ettirilen muhteşem bir köprüdür. 1147 yılında inşa
edildiği zaman, tarihi zamanın kemer açıklığı en büyük olan köprüydü ve aynı za
manda ne
özelliği vardı? Kervansaray özelliği vardı. Köprünün ayak kısmındaki odalarda kervanlar
konaklama yapabiliyorlardı. Hem köprü görevi vardı, hem de kervansaray görevi görüyordu.
Bundan etkilenmişti. Ve oradaki köprü aklına geliyor. Çünkü kervanlar
buradan geçiyor,
bunların konaklayabileceği şekilde, öğrencisi, Mimar Hayrettin’e projesini verip, o projeyi
gelip burada gerçekleştirecek olan Mimar Hayrettin’in ta kendisidir. Her rehber, Mostar’ı
anlatırken, ecdat Osmanlı’yı, Mimar Hayrettin’i, Mimar Si
nan’ı, dolayısıyla “Türk’ü”
anlatmak mecburiyetindedir...