Alanya siyasetinin tanınan isimlerinden Dr. Tahsin Biner’in özel okulların üniversite sınavındaki performansına yönelik sosyal medya paylaşımı, kentte eğitim ve okul tercihi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Devlet liseleri ile özel liselerin YKS sonuçlarının karşılaştırılması gerektiğini savunan Biner, yüksek ücretler ödeyerek çocuklarını özel okullara gönderen velilere tercih yaparken okulun geçmiş başarılarını ayrıntılı biçimde incelemeleri çağrısında bulundu.
“BEN YAZDIRDIM, ÇOK PİŞMANIM”
Biner, Alanya’daki devlet liselerinin üniversite sınavındaki başarısıyla bazı özel liselerin sonuçları arasında önemli bir fark bulunduğunu öne sürdü. Kendi yaşadığı deneyimi de paylaşan Biner, “Alanya'da devlet liselerinin üniversite başarısı ile özel liselerin ileri boyuttaki başarısızlığı bence çok net tartışılmalı. Çocuklarınızı özel okula yazdırırken iki kez düşünün. Ben yazdırdım çok pişmanım. Yılların özel lisesinden 5 kişi kazanabildi üniversiteyi” ifadelerini kullandı.
2026 YKS YERLEŞTİRME SÜRECİ TAMAMLANDI
Tartışma, 2026 YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından gündeme geldi. ÖSYM tarafından 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen YKS’nin sınav sonuçları 21 Temmuz’da, merkezi yerleştirme sonuçları ise 18 Ağustos’ta açıklandı. Böylece liselerin mezunlarının hangi yükseköğretim programlarına yerleştiğine ilişkin tablo da daha görünür hale geldi. ÖSYM, yerleştirme sonuçlarıyla birlikte okul türleri ve adayların yerleşme durumlarına ilişkin sayısal verileri de kamuoyuyla paylaşıyor.
OKUL TÜRLERİNİ KARŞILAŞTIRIRKEN AYRINTILAR ÖNEM TAŞIYOR
Ancak eğitimde başarı değerlendirmesinin yalnızca “üniversiteyi kazanan öğrenci sayısı” üzerinden yapılması sağlıklı bir karşılaştırma için yeterli görülmüyor. Bir okulun mezun sayısı, YKS’ye katılan ve tercih yapan öğrenci sayısı, öğrencilerin yerleştikleri programların türü, lisans ve ön lisans dağılımı ile öğrencilerin başlangıçtaki akademik düzeyi sonuçları doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle devlet ve özel okullar karşılaştırılırken toplam öğrenci sayısıyla birlikte yerleşme oranlarının ve tercih davranışlarının da dikkate alınması gerekiyor.
FEN LİSELERİ VE ÖZEL FEN LİSELERİ AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ
ÖSYM’nin okul türlerine göre yayımladığı istatistikler, fen liseleri, Anadolu liseleri, özel liseler, yabancı dilde eğitim veren özel liseler ve özel fen liselerinin ayrı kategorilerde değerlendirildiğini gösteriyor. Bu ayrım, “devlet okulu-özel okul” şeklindeki tek bir karşılaştırmanın bütün eğitim sistemini açıklamakta yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Özellikle merkezi sınavla yüksek akademik başarı gösteren öğrencileri kabul eden fen liselerinin sonuçları değerlendirilirken öğrenci kabul sistemi de önemli bir değişken olarak öne çıkıyor.
YÜKSEK ÜCRETLER VELİLERİN BEKLENTİSİNİ ARTIRIYOR
Özel okullarla ilgili tartışmanın bir diğer boyutunu ise ailelerin eğitim için üstlendiği ekonomik yük oluşturuyor. Özel öğretim kurumlarında eğitim ücretlerinin yanı sıra kurumun sunduğu hizmetlere bağlı farklı giderler aile bütçesinde önemli bir kaleme dönüşebiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına göre özel öğretim kurumları ücretlerini sundukları eğitim ve öğretim imkânları, yatırımlar, hizmetler ve işletme giderleri doğrultusunda belirliyor ve ücretlere ilişkin işlemler Bakanlığın düzenlemelerine tabi tutuluyor. Bu nedenle velilerin yüksek maliyet karşılığında akademik başarı, yabancı dil, rehberlik ve sınava hazırlık konusunda daha yüksek beklentiye girmesi tartışmanın ekonomik yönünü de güçlendiriyor.
VELİLER OKUL SEÇERKEN NELERE BAKMALI?
Uzmanların okul tercihinde üzerinde durduğu temel noktalardan biri, yalnızca reklam ve tanıtım çalışmalarına göre karar verilmemesi. Velilerin okulun son yıllardaki mezun sayısını, öğrencilerin hangi yükseköğretim programlarına yerleştiğini, öğretmen kadrosunun sürekliliğini, rehberlik hizmetlerini, sınıf mevcutlarını ve akademik takip sistemini birlikte değerlendirmesi önem taşıyor. YKS başarısı konusunda açıklanan oranlarda ise hangi öğrenci grubunun hesaba katıldığı ve “başarı” kavramıyla lisans, ön lisans ya da herhangi bir programa yerleşmenin mi kastedildiğinin sorgulanması gerekiyor.
ALANYA’DA EĞİTİM BAŞARISI YENİDEN TARTIŞILIYOR
Biner’in açıklaması, Alanya özelinde de okulların YKS performanslarının daha şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmayı beraberinde getirdi. Kentte devlet ve özel liseler arasında yapılacak sağlıklı bir karşılaştırmanın, yalnızca birkaç öğrencinin sonucu üzerinden değil; mezun sayısı, sınava katılım, tercih yapan aday sayısı, lisans programlarına yerleşme ve başarı sıralamaları gibi ortak ölçütlerle gerçekleştirilmesi gerekiyor. Böyle bir yaklaşım, hem velilerin okul tercihinde daha sağlıklı karar vermesine hem de eğitim kurumlarının akademik performanslarının objektif biçimde değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
ÖZEL OKUL TERCİHİNDE ŞEFFAFLIK TALEBİ ÖNE ÇIKIYOR
Ortaya çıkan tartışmanın merkezinde ise özel okulun tek başına üniversite başarısının garantisi olmadığı gerçeği bulunuyor. Öğrencinin bireysel performansı, okulun akademik kadrosu, rehberlik sistemi, aile desteği ve sınava hazırlık süreci birlikte sonucu belirliyor. Bu nedenle velilerin kayıt öncesinde kurumların başarı iddialarını somut ve karşılaştırılabilir veriler üzerinden sorgulaması, eğitim hizmetinin kapsamını ve ücret politikasını ayrıntılı biçimde incelemesi önem taşıyor. Biner’in çıkışı da Alanya’da yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde özel okulların fiyat-performans dengesi ve YKS başarısının hangi kriterlerle ölçülmesi gerektiği tartışmasını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.




