Türk Ocağı Alanya Şubesi’nin, 9 Ocak 2024 günkü ocakbaşı sohbetinin konusu
"Alanya Bölgesinin Depremselliği" oldu. Konuk ise Jeofizik Mühendisi Sn. İhsan
Erman Kaptanoğlu idi. Deprem riskinin en az olduğu bölgelerden sayılan Alanya'nın
3. ve 4. sıra deprem kuşağında yer aldığı söylentileri herkes tarafından biliniyordu.
AFAD verilerine göre, 3 Ocak 2024 günü, saat 16.51 civarında 4.5 büyüklüğünde,
merkez üssü Akdeniz’de Alanya açıkları, 7 km derinlikteki depremin hissedilir
derecede sarsıntısı halkta panik ve tedirginliğe neden olmuştu.
Sn. İhsan Erman Kaptanoğlu, jeofizik açısından Alanya ve çevresinde meydana gelen
ve muhtemel sarsıntı noktaları hakkında Türk Ocağı Alanya Şubesi’nde düzenlenen
ocakbaşı sohbeti ortamında aydınlatıcı bilgiler vermiş, görselleriyle Akdeniz ve
Toroslar'da mevcut fay hatları üzerinde çok yararlı yorumlar aktarmıştır.
Dünyanın evrimleşme sürecine doğru derinleşen sohbette, Toroslar'ın yüksek
coğrafyalarında deniz malzemelerine rastlanıldığı bilgisi paylaşılmış, sohbet Akdeniz,
Ege, Marmara depremlerine doğru uzatılmıştır.
Konuya açıklık getiren Jeofizik Mühendisi Sn. İhsan Erman Kaptanoğlu; "Yer kabuğu
içerisinde kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde
yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsma olayına deprem denir..." tarifini
yapmıştır. "Dünya üzerinde 10 tane levha, plaka var. Katmanların kalınlığı 70-100 km
arasında değişmektedir. Onun altında manto tabakasına ulaşılır. Bu manto üzerinde
yürüyor bu levhalar. O şekilde düşünebilirsiniz. Gemi gibi. Bunlar birbirine temas
halinde oluyor, baskı yapıyor. Tabletler sürtünme yaşıyor. Oralarda da fay oluyor..."
diyerek fay hattına açıklık getirmiştir.
"Yer kabuğunu oluşturan levhaların hareketleri sonucu oluşan gerilme ve sıkışmalar,
yer kabuğunun bazı bölümlerinde yüzyıllar boyunca enerji biriktirir. Bu enerjiler
zaman zaman ortaya çıkar. Yer kabuğundaki bu hareketli kısımlara fay adı verilir..."
Nihayetinde ise; "Levhaların birbirini ittirmesi sonucu oralarda basınç birikiyor. Biraz
daha ittirmeden dolayı kırılıyor. Bu da depremi meydana getiriyor. Burası odak
noktayı oluşturuyor. Alanya'da meydana gelen sarsıntı da Akdeniz'de meydana gelen
bu tür kırılmanın yansımasıdır..." şeklinde yorumlamıştır. Denizler zaten fay hatları
üzerinde yer almaktadır. Gelişen teknoloji, kullanılan ağır savaş stratejileri, süper
güçlerin kara ve denizdeki nükleer denemeleri; tabii ki büyük gemilerin boğazlardan
geçişi, depremlerin tetikleyici gücü olarak söylentilerde yer bulmaktadır.
Nuh Tufanı’nı bilim adamları kabul etmişlerdir. Yaratılışın gayesi açık ve nettir.
Dinler tarihi ve arkeolojik veriler, büyük felaketlerin geçmişi hususunda toplumu
aydınlatmaktadır. Bütün bunlar depremden korkmayı değil, tedbir almayı
gerektirmektedir. Denir ya, "deprem öldürmez, bina öldürür."
4 Şubat 2000 yılında Mahmutlar'da, kaba inşaatı yapılırken güllük güneşlik havada
çöken binada 4 işçi vefat etmiştir. Oba Göl bölgesinde geçmişte bir bina kolon
betonları dökülünce yerin dibine doğru batmıştır. Bunların depremle ilgisi, bağlantısı
yoktu ama çürük ve kontrolsüz yapılaşmanın getireceği felaketlerin habercileriydi.
Ders alındı mı? Hayır. Sonrasında "imar af ve barışları" farklı isimler altında
sürdürülmüştür.
Bilim insanları Ağrı Dağı'nın tepesinde Nuh'un gemisinin kırıklarını arıyorsa,
Toroslar'ın tepesinde deniz malzemesi parçalarına rastlanması gayet doğal
hadiselerdendir. Bilim adamlarının medyadaki abartılı tahmin haberlerine rağmen
Alanya, deprem "kuşağı ve fay hatlarının dışında" yer almaktadır. Çevresinde oluşacak
depremlerin hissedilirliği, binaların sağlıklı, dayanıklı, kontrollü yapımı karşısında
hisedilir derecede deprem ihtimali olağan karşılanmalıdır.
Bazı medyada yorumlarının abartılı haber niteliğinde ele alınması bilim insanlarını da
şaşırtmaktadır. Halkın ve tatilcilerin depremsizlik konusunda en çok güvenebilecekleri
bölgelerin başında “Alanya” gelmektedir. Her türlü doğal afetlere karşı tedbirle, işinin
ehli, yetişmiş, ihtisas sahibi, liyakatli, teknik eleman altyapısının da oluştuğundan
bahsedilmiştir. Ruhsat, denetim ve denetleme mekanizmalarına büyük görevler
düştüğü anlatılmıştır.
Bilim insanlarının abartılı da olsa söylem, yorum ve uyarıları ilgililerce dikkate
alınmalı, göz ardı edilmemelidir. Bilim insanlarının dediği gibi; “insanları depremler
değil, çürük binalar öldürmektedir."
Alanya'da deprem tedirginliği
Hüseyin Taşer
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya'da 13 yaşındaki çocuk istismardan tutuklandı
Alanya’da muz serası kundaklandı
Alanya Belediye Başkanı Özçelik ameliyattan çıktı
Alanya’da dikkat çeken kanser ameliyatı başarısı: Hastanede ilk kez ULAR operasyonu uygulandı
Muhittin Böcek davasında deprem: Kilit isim uyuşturucudan gözaltında
Kan donduran olay: Ölü doğduğu iddia edilen bebeği gömdüler