Alanya denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri, masmavi denizi ve altın sarısı kumsallarıdır. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist, bu güzellikleri görmek ve Akdeniz'in eşsiz sularında serinlemek için ilçemizi tercih ediyor. Ancak son günlerde Mahmutlar Mahallesi sahilinden gelen görüntüler, hepimizi derinden düşündürmesi gereken bir tabloyu ortaya koydu.
Deniz yüzeyini kaplayan plastik atıklar, köpük benzeri birikintiler ve çeşitli çöpler... Bu manzara karşısında denize girmek isteyen insanların geri dönmesi, sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda turizm açısından da ciddi bir alarmdır.
Turizm, Alanya'nın en önemli geçim kaynaklarından biridir. Bir turistin denize bakıp yüzmekten vazgeçmesi, yalnızca o günün kaybı değildir. O turistin ülkesine döndüğünde anlatacağı olumsuz deneyim, sosyal medyada paylaşacağı görüntüler ve çevresine yapacağı yorumlar, Alanya'nın yıllardır büyük emeklerle oluşturduğu marka değerini zedeleyebilir.
Elbette bu kirliliğin kaynağı bilimsel incelemelerle ortaya çıkarılmalıdır. Atıkların deniz akıntılarıyla mı taşındığı, dere ağızlarından mı geldiği, teknelerden ya da başka kaynaklardan mı bırakıldığı mutlaka araştırılmalıdır. Sorunun kaynağı tespit edilmeden kalıcı bir çözüm üretmek mümkün değildir.
Ancak sorumluluk yalnızca kurumların değildir. Denize atılan her plastik şişe, sahile bırakılan her çöp ve doğaya gösterilen her duyarsızlık, bu tablonun oluşmasına katkı sağlar. Deniz bizim çöplüğümüz değil, yaşam kaynağımızdır.
İlgili kurumların vakit kaybetmeden bölgede detaylı inceleme yapması, gerekli temizlik çalışmalarını hızlandırması ve kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmesi büyük önem taşıyor. Aynı zamanda deniz suyu kalitesinin düzenli olarak ölçülmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması, hem vatandaşların hem de turistlerin güvenini artıracaktır.
Alanya'nın en büyük zenginliği beton binalar değil, masmavi denizidir. Bu mirası koruyamazsak, kaybeden sadece turizm sektörü değil; esnafı, otelcisi, restoranı, teknecisi ve bu şehirde yaşayan herkes olacaktır.
Deniz konuşamaz ama verdiği mesaj çok açıktır. Bugün gördüğümüz kirlilik, yarın karşılaşacağımız daha büyük çevre sorunlarının habercisi olabilir. Bu nedenle denizin çığlığına kulak vermeli, doğamıza sahip çıkmalı ve Alanya'nın en değerli hazinesini gelecek nesillere temiz bir şekilde bırakmak için hep birlikte sorumluluk almalıyız.
Çünkü temiz deniz, yalnızca güzel bir manzara değil; sağlıklı bir gelecek, güçlü bir turizm ve yaşanabilir bir Alanya demektir. Kalın sağlıcakla.