Antalya'nın Demre ilçesinde, Kekova'nın tam karşısında konumlanan Simena Antik Kenti (Kaleköy), günümüzde denizle iç içe geçmiş tarihi dokusuyla bölge turizminin merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Araç trafiğine kapalı olan ve UNESCO

Dünya Mirası Listesi'ne aday gösterilen yerleşim, Likya döneminden kalan eserleriyle ziyaretçilere kapılarını açıyor.

Yazılı kaynaklarda M.S. 1'inci yüzyılda Plinius tarafından bahsedilen yerleşimin tarihi, elde edilen Aperlai sikkeleri ve kitabeler ışığında M.Ö. 4'üncü yüzyıla kadar uzanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde bağımsızlığını koruyan kent, stratejik konumu sayesinde deniz ticaretinde kilit bir rol üstlendi.

DEPREMLERLE SULAR ALTINDA KALAN TARİH

Antik çağda yaşanan şiddetli depremler, kentin kıyı şeridindeki yapılarının sular altında kalmasına yol açtı. Günümüzde denizin içinde açıkça görülebilen merdivenler, Likya tipi lahitler ve mendirek kalıntıları bu doğa olayının izlerini taşıyor. Ayrıca kıyı bandında, M.Ö. 79 yıllarında İmparator Titus'a armağan edildiği kitabesinden anlaşılan bir Roma hamamı kompleksi bulunuyor.

Demre'de sivrisinek artışı sonrası ortak ilaçlama başladı
Demre'de sivrisinek artışı sonrası ortak ilaçlama başladı
İçeriği Görüntüle

ORTA ÇAĞ KALESİ VE 300 KİŞİLİK TİYATRO

Bölgeye hakim bir tepede yer alan Orta Çağ yapımı Simena Kalesi, sarp kayalıklar üzerindeki konumuyla doğal bir savunma hattı oluşturuyor. Kalenin zirvesine ulaşıldığında, kayalara oyulmuş yedi oturma sırasına sahip, yaklaşık 300 kişi kapasiteli antik tiyatro gün yüzüne çıkıyor. Aynı alan içerisinde farklı dönemlere ait su sarnıçları, kaya mezarları ile tapınak, kilise ve cami olarak kullanılmış yapıların temel kalıntıları da yer alıyor.

SİMENA'YA NASIL ULAŞILIR?

Antalya Ekspres'in aktardığı bilgilere göre, kente karayolu ile doğrudan araç girişi bulunmuyor. Karadan gelmek isteyen ziyaretçilerin Demre'ye bağlı Üçağız mevkisinde araçlarını park ederek yaklaşık 3 kilometrelik dar bir patikayı yürümeleri gerekiyor. Deniz yolunu tercih edenler ise Kekova çıkışlı tekne turlarıyla hem batık kenti su üzerinden inceleme hem de doğrudan köyün iskelesine yanaşma imkanı buluyor.

Kaleköy sokaklarında yerel halkın sunduğu el emeği ürünler turistik ekonomiyi desteklerken, Gökkaya ve Akvaryum koylarını kapsayan rotalar bölgenin cazibesini artırıyor. Özellikle gün batımında kaleden izlenen Kekova manzarası, kültür ve doğa turizmini birleştiren önemli bir alternatif sunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi