Alanya'mızın gözbebeği, nefes aldığımız o eşsiz Dimçayı, geçtiğimiz günlerde ne yazık ki huzur değil, hüzün doluydu. Yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla başlayan süreç, "kontrollü su tahliyesi" olmasına rağmen tam bir felakete dönüştü. Gelen görüntüler, durumun vahametini gözler önüne serdi:
Yerle Bir Olan Emekler: Yılların yatırımı olan piknik alanları, o güzelim çardaklar devasa dalgalara dayanamayıp kağıt gibi katlanmış. Ekonomik Katliam: Milyonlarca liralık zarar sadece işletmecinin değil, Alanya turizminin ve hepimizin kaybıdır. Soru İşareti: Eğer bu tahliye kontrollü ise neden bu kadar büyük bir baskın yaşandı? Tedbirler neden sular yükselmeden önce alınmadı. Bölgede 2 gün önceden duyuru yapılmıştı. Suların sürükleyip götürdüğü sadece ahşap masalar, sandalyeler değil; bölge halkının ekmeği ve emeği oldu. En büyük tesellimiz şu an için bir can kaybı haberinin gelmemiş olması. Ancak bu "ucuz atlattık" diyerek geçiştirilecek bir durum değil. Doğayla oyun olmaz, "güya" kontrollü eylemlerle bu boyutta bir risk yönetilemez.
Yetkililerden bu zararın tazmini ve bir daha benzer bir "katliamın" yaşanmaması için acil, somut adımlar bekliyoruz. Dimçayı, Oba Çayı gibi bir çok bölgede alarm verildi. Allah beterinden korusun.