Gözlerinizi kapatın ve bir an için Akdeniz’in kalbinde, tarihin ve doğanın kucağında bir şehir hayal edin. Antalya, Alanya... Şiirlere konu olan, "Dünyanın İncisi" diye tabir ettiğimiz bu eşsiz coğrafya, sadece denizden ve kumdan mı ibaret? Yoksa bu güzelliğin altında sessizce çığlık atan, destek bekleyen devasa bir sanat ordusu mu var?
Gezdiğim illerde, yaptığım programlarda hep şunu gördüm: Bir ülkeyi ayakta tutan beton binalar değil, o binaların içinde yankılanan sanatın sesidir. Ancak üzülerek müşahede ediyorum ki; sanat, bugün hak ettiği değeri görmekten çok uzak. "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözü bugünlerde sadece duvarlarda asılı bir slogan gibi duruyor.
Ticaretin Gölgesinde Kalan Yetenekler
Bugün Antalya denince akla hemen o görkemli Portakal Festivali ve dağıtılan ödüller geliyor. Evet, dışarıdan bakıldığında her şey pırıltılı, her şey ihtişamlı. Peki ya madalyonun öteki yüzü? Kendi imkanlarıyla dernek kuran, cebindeki son kuruşu bir tiyatro sahnesine feda eden, bir şiir kitabını binbir güçlükle bastıran o koca yürekli sanatçılarımız nerede?
Antalya, Alanya’da sanata gönül vermiş şairler, müzisyenler, tiyatrocular ve sinema emekçileri adeta birer "modern zaman savaşçısı" gibi kendi bütçeleriyle savaş veriyorlar. Devlet desteğinin eksikliği, sanatı sadece bireysel bir çabaya ve maalesef tamamen ticari bir kaygıya dönüştürüyor. Oysa sanat, bir kentin kimliğidir. Bir şairin dizesi, bir oyuncunun sahnedeki teri, o şehri sadece bir turizm destinasyonu olmaktan çıkarıp "kültür başkenti"ne dönüştürür.
Bir Dokunuş, Bin Gelecek
Aramızda öyle cevherler var ki; kendi emekleriyle ders alıyor, kendi kısıtlı imkanlarıyla film çekiyor, tiyatro perdelerini zorla aralıyorlar. Onların tek beklediği bir mucize değil; sadece küçük bir dokunuş, bir parça destek ve yolun açılması... Buradan yerel yönetimlere, iş dünyasına ve kültür-sanat birimlerine sesleniyorum, Sanata destek vermek bir lütuf değil, bu topraklara olan borcumuzdur. Antalya, Alanya gibi şairane bir kentin sanatçıları, kendi kaderlerine terk edilmemelidir. Sinema perdeleri sadece ithal hikayelerle değil, bu toprakların insanının emeğiyle şenlenmelidir.
Unutmayın; bir ülkenin kalbi sanatta atar. Eğer o kalbe destek vermezsek, sadece bugünümüzü değil, yarınımızı ve ruhumuzu da kaybederiz. Lütfen, bu sese kulak verin. Sanatın ve sanatçının yolunu açın!
Sanatsız bir kent, ruhu çalınmış bir gelecektir
Sevda Altunsoy
Yorumlar
Trend Haberler
Son Dakika! Alanya'da otelcilerin başkanı belli oldu
Alanya'da taksilerde nakit para geçmeyecek
Alanya'da cami avlusunda drift pahalıya patladı
Alanya'da gürültücü komşuya şok ceza
Alanya'da elektrik kesintisi: Saatlerce olmayacak
Son Dakika! En düşük emekli aylığı belli oldu