​EYLÜL ayının tam ortasındayız. Takvim yaprakları sonbaharı işaret ederken, yaz sezonunun da hızla sonuna yaklaşıyoruz.

Suyun başını tutan, esnafın derdiyle dertlenen Alanya Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ali İhsan Özdemir’i aradım.

Telefonun ucunda derin bir nefes aldı ve kelimeler birer birer döküldü dilinden. Kurduğu her cümlede umutsuzluğun ve kötü haberin izleri vardı.

​"Kötü geçti" dedi söze başlarken. İlk aylarda oteller ekonomik şartları göz önünde bulundurarak bir fiyat belirledi ancak bu fiyatlar pazarda karşılık bulmadı.

Ardından yapılan indirimler fiyatları düşürse de bu kez gelen turist profili tamamen değişti. Alanya’ya ayak basan misafirler sokağı, çarşıyı ve pazarı seven turistler değildi.

Geldiler, otellerinden çıkmadan tatillerini yapıp gittiler; esnafa hiçbir faydaları dokunmadı.

Bölgeden bölgeye rakamlar farklılık gösterse de genel anlamda büyük bir düşüş yaşandı.

​Peki esnafı bu kış ne bekliyor?

Başkan Özdemir bu soruya net ve acı bir gerçekle yanıt verdi: "Çok zor bir kış bekliyor." Zaten birçok esnaf kıt kanaat, borçla ve krediyle ayakta durmaya çalışıyor.

Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafımız için açıkladığı ekonomik tedbir paketleri kıymetli, kendisine şükranlarımızı sunuyoruz.

Ancak genel anlamda Türkiye, misafirlerimiz için oldukça pahalı bir ülke haline geldi. Alanya da bu durumdan nasibini aldı ve pahalı bir şehir oldu; bu yüzden turistler çarşıdan pazardan uzak durdu.

​Şu an kooperatiflerin kredi imkânları da kısıtlı. Zor durumdaki esnafa en azından kış aylarında can suyu olabilmek için muslukların bir miktar daha açılması gerekiyor.

​Çarşıda pazarda konuştuğum esnaflarla, Başkan Ali İhsan Özdemir’in anlattıkları bire bir örtüşüyor.

Buradan da açıkça anlaşılıyor ki Özdemir, esnafla diyaloğu sağlam ve sahaya son derece hâkim bir başkan.

​Gelelim "Bu kış nasıl geçecek?" sorusuna. Önceki kış nasıl geçtiyse, muhtemelen birkaç tık daha zor geçecek.

Malum, ardı arkasına gelen akaryakıt zamları... Akaryakıt zamlandı mı iğneden ipliğe her şeye yansıyor.

Toprağa yansıyor, ürüne yansıyor, o ürün tezgâha gelene kadar ulaşım masraflarını katlıyor. Velhasıl, daha kış gelmeden domatesin, biberin fiyatının ne olacağı kaygısı şimdiden hepimizi sardı.

​Geçen kıştan aklımda kalan biber 350 lira, domates 130 lira, patlıcan ise 120 lirayı görmüştü. Kavanozların sayısını artırıp konserve stoklamak lazım diyeceğim ama bu ne kadar çare olur, bilinmez.

​Merhum Süleyman Demirel’in "Enflasyon tüm kötülüklerin anasıdır" sözü geldi aklıma. Adliye muhabirimiz sevgili Mehmet Al'ın haberlerine göz gezdirdim; hakikaten çok doğru söylemiş.

"Dün dündür, bugün bugündür" deyip geçiyoruz; çünkü dün dünde kalıyor ama bıraktığı borçlar, ödenemeyen kiraların tasa ve gamı hep bugün çekiliyor.

​Herkesin kazandığı, emeğinin karşılığını aldığı ve huzurla yaşadığı yıllarda buluşmak ümidiyle...

​Esen kalın.