Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yerleşme planı yapan vatandaşların, adada süresiz kalma hakkına sahip olduğu yönündeki yaygın inanış gerçeği yansıtmıyor.
KKTC
İçişleri Bakanlığı'nın açıkladığı kurallara göre, vize muafiyeti süresini veya 90 günü aşan konaklamalarda kişilerin resmi ikamet izni alması zorunlu tutuluyor.
Çalışma izni veya iş kurma izni ile adada bulunan kişiler, bu belgelerin geçerlilik süresi boyunca ek bir ikamet iznine ihtiyaç duymuyor. Ancak turistik veya ziyaret amaçlı girişlerde süreler konaklama türüne göre sınırlandırılıyor. Otel veya kiralık ev konaklamalarında beyan üzerine en fazla 30 günlük turizm vizesi verilirken, akraba yanında kalacak ve gerekli şartları sağlayan kişilere en fazla 60 günlük süre tanınıyor.
90 GÜN KURALI NASIL UYGULANIYOR?
Kamuoyunda sıkça dile getirilen "90 gün boyunca herkes koşulsuz kalabilir" şeklindeki bilgi eksiklik barındırıyor. Adaya girişlerde sınır kapılarında verilen süreler, tamamen seyahatin amacına ve sunulan konaklama belgelerine göre değişiklik gösteriyor. Turistik vize ile adaya girenlerin bu süreyi yasal bir izne çevirmeden adada kalıcı hale gelmesi mümkün olmuyor.
HANGİ DURUMLARDA İKAMET İZNİ GEREKİYOR?
Eğitim, taşınmaz mal sahipliği, aile birleşimi veya sadece uzun süreli yaşam amacıyla KKTC'ye yerleşmek isteyenlerin kendi durumlarına uygun ikamet izni türüne başvurmaları gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına adaya girişte ulaşım ve dil gibi konularda büyük kolaylıklar sağlansa da, KKTC'nin kendine ait bağımsız bir muhaceret sistemi bulunuyor. Kalıcı yerleşim planlayanların seyahat öncesinde yasal prosedürleri inceleyerek hareket etmesi büyük önem taşıyor.




