SANAL medyada hızla yayılan görüntülerin ardından açıklamalarda bulunan Ilgar Şehirlioğlu, ailesine gruptan attığı yüzlerce video arasından sadece 10 saniyelik bir kesitin kullanılarak medya kanallarına servis edildiğini, olayın ardında 19 aydır devam eden bir aile husumeti olduğunu aktardı.
Kendisinin öğretmen olduğunu ifade eden Şehirlioğlu, yaşanan süreci şöyle anlattı: “Ben babamı kaybettiğimde, 15 yıllık eşim Hatice babamın taziyesinin ikinci günü aşırı üzüntüden dolayı kriz geçirdi. Migros markette kameraların önünde kalbi durdu. Doktorlar o gece 3 kez ‘öldü’ dediler. Altı saatten fazla tansiyonu ve nabzı sıfırdı. 50 dakikalık kalp masajı ve elektroşoklarla hayata döndü. ALKÜ Hastanesi acil servisine kırmızı alandan giriş yaptık. 40 gün yoğun bakımda kaldık, ardından 2 aydan fazla serviste yattık. Uzun süre entübe kaldığı için beyninde ağır hasar oluştu.”
“MORARMIŞ KOLLARINI GÖRÜNCE ‘ILGAR ÖLDÜRDÜ’ DEDİLER”
Eşinin yoğun bakımda yaşam savaşı verdiği ilk dakikalardan itibaren baldızları tarafından asılsız ithamlara maruz kaldığını belirten öğretmen Şehirlioğlu:
“Eşim hastanedeyken kollarından damar yolları açıldığı, serumlar bağlandığı için her yeri kan revan ve morluk içerisindeydi. Ablalarından biri durumu hiç sormadan, olayın ne olduğunu dinlemeden ‘Kız kardeşimi kocası Ilgar öldürdü’ diyerek çamur atmaya başladı. Savcılık bu olayla ilgili inceleme yaptı ve hakkımda takipsizlik kararı verdi. Ancak 19 aydır bu husumeti bitirmediler. Şikâyet üzerine şikâyet yağdırdılar” ifadelerini kullandı.

“O VİDEODAKİ HAREKET ŞİDDET DEĞİL, TIBBİ BİR DESTEKTİR”
Basına yansıyan ve “işkence” olarak lanse edilen video görüntülerinin tıbbi detayını anlatan Ilgar Şehirlioğlu, durumun beyin hasarına bağlı gelişen istemsiz kasılmalarla ilgili olduğunu söyledi:
“Servis edilen videolarda ne bir küfür vardır ne de bir tekme, tokat, fiziksel müdahale... Eşim geçirdiği beyin hasarı nedeniyle bacaklarını açamıyor, başını dik tutamıyor. Tıpta buna spastisite deniyor. Boynunu tutamadığı için baş dayama yeri olmayan koltuklarda kafasını ben elimle bu şekilde tutmak zorundayım. Videoda eşim bana ‘Yapma, yapma’ derken, ‘Bu insanlarla muhatap olma, onlara video çekip kendini yorma’ demek istiyor. Bunu alıp ‘işkence yapıyor’ diye servis etmek vicdansızlıktır.”
DEHŞET EVİ DEDİKLERİ YER BABA OCAĞI ÇIKTI
Asıl ikametlerinin Elikesik Mahallesi’nde bulunduğunu ancak eşinin hastane ulaşımları ve tek başına bakımının imkânsızlığı nedeniyle annesinin evine taşınmak zorunda kaldıklarını ifade eden Ilgar Şehirlioğlu, evdeki imkânları ve uygulanan bakım şartlarını şu sözlerle dile getirdi:
“Bizim Elikesik’teki evimiz dağ başında kalıyor. Eşimin her gün hastaneye, fizik tedaviye gitmesi gerektiği için annemin evine yerleştik. Annem de emekli öğretmen ve bu zorlu süreçte bana en büyük desteği o veriyor. Haberlerde ‘dehşet evi’ dedikleri yer, eşimin rahat etmesi için özel hasta bakım yatağından tutun da günün 24 saati durmaksızın çalışan klimasına kadar her detayının düşünüldüğü baba ocağımızdır. Hatice’nin sadece bu evde tam 6 tane farklı tekerlekli sandalyesi var. Merdiven çıkan sandalyesi ayrı, akülü sandalyesi ayrı, yemek yeme sandalyesi ayrı, dışarıya çıkış sandalyesi ayrı... Biz onun sadece tedavisini değil, sosyal hayatını ve moralini de ön planda tutuyoruz. Her gün aksatmadan ya dışarıya yemeğe götürürüm ya arabayla gezdiririm ya Manavgat’a götürürüm ya da teknemize balığa gideriz. Nöroloji, kardiyoloji, kadın hastalıkları ve fizik tedavi doktorlarımızın hepsi kayıtlıdır; ALKÜ Hastanesi’nin ve özel merkezlerin takipli hastasıyız. İlacı, bakımı, beslenmesi bir gün bile aksatılmadı. Burası bir dehşet evi değil, eşimi hayata bağlamak için çırpındığımız bir yuvadır.”

“HATİCE BANA ALLAH’IN EMANETİDİR”
Sosyal medyadaki “Eşini eve gömdü”, “Sosyal medyadan para kazanıyor” şeklindeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve hesaplarında 1 TL dahi gelir elde etmediğinin devlet kayıtlarıyla sabit olduğunu belirten Ilgar Şehirlioğlu, açıklamasını şu mesajla tamamladı:
“Ben bir öğretmenim, devlet memuruyum. Doğuda Viranşehir’de zor şartlarda görev yaptım, hukukun ve devletin işleyişini iyi bilirim. Benim alnım ak, vicdanım rahat. Ülkemizin emniyeti, jandarması, siber suçlar birimi ve adli makamları gece gündüz çalışıyor. Türk adaletine ve devletime güvenim tamdır. 15 yıllık hayat arkadaşım Hatice bana kız tarafının değil, Allah’ın emanetidir. Halk için değil, Hak için yaşıyorum. Alanyalı hemşerilerimden tek ricam, gerçeği bilmeden sosyal medyadaki linç kültürüne ve asılsız haberlere itibar etmemeleridir.”
SPASTİSİTE NEDİR, HASTAYI NASIL ETKİLER?
Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarının yayımladığı bilgilere göre beyin hasarı sonrasında bazı hastalarda spastisite olarak tanımlanan istemsiz kas kasılmaları ve kas tonusunda artış görülebiliyor. Bu tablo; oturma, denge, pozisyon değiştirme, kişisel bakım ve günlük yaşam aktivitelerini güçleştirebiliyor. Hastanın klinik durumuna göre pozisyonlama, germe ve egzersiz programları, yardımcı cihazlar, fizik tedavi uygulamaları ve gerektiğinde farklı tıbbi tedaviler kullanılabiliyor. Rehabilitasyon programlarının ise kişinin mevcut fonksiyonlarına göre uzman hekim ve rehabilitasyon ekibi tarafından planlanması gerekiyor. Bu nedenle herhangi bir görüntüde yapılan fiziksel müdahalenin tıbbi açıdan uygun olup olmadığının yalnızca kısa bir video üzerinden kesin biçimde değerlendirilmesi mümkün değil; böyle bir değerlendirme hastanın sağlık durumu ve uygulanan bakım yöntemleri incelenerek uzmanlar tarafından yapılabiliyor.





