Yargı bağımsızlığı ile ilgili yapılan referandumda 'Yetmez ama evet” diyenlere, 12 Eylül'ü fırsat bilenlere, arabesk sermaye örgütüne, terörden çıkar sağlayan koruculara ve bazı siyasilere göre Türkiye demokratikleşiyor..!...

Yargı bağımsızlığı ile ilgili yapılan referandumda “Yetmez ama evet” diyenlere, 12 Eylül’ü fırsat bilenlere, arabesk sermaye örgütüne, terörden çıkar sağlayan koruculara ve bazı siyasilere göre Türkiye demokratikleşiyor..!

Seçim Yasası değişmemiş, YÖK Yasası kalkmamış, seçim barajı düşürülmemiş, sendikalı işçi sayısı taşeronlar aracılığıyla 'eser' hale getirilmiş, üniversiteler susturulmuş, yargı bağımsızlığını kaybetmiş, polis güçlendirilmiş… ve bunlara rağmen hem de PKK sayesinde; Türkiye demokratikleşiyor, öyle mi?

Kendi ülkesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet eden yüksek makam sahibi 'Her şey güzel olacak' vaadinde bulunmuştu. Önce açılım dediler, şimdi barış diyorlar. Ve akil adam kavramıyla halkın tepkisini önlemeye çalışıyorlar.

Ve de en büyük hatayı 'barış' yapıyoruz diye yaptılar.

Muhatabı olmayan 'barışı' yapan ilk ülke olduk sanırım. Barış diyerek önce Kürt Yurttaşlarımızın sonra da Türk Yurttaşlarımızın kalbi kırıldı. Barış, düşmanla yapılır. Kürt Yurttaşlarımız düşman mıdırlar? Terör örgütünü Kürtlerin temsilcisi görmek gaflettir. Terör örgütünü taraf kabul etmek de bu ülke yurttaşlarına yapılan en büyük hakarettir.

Barış diyerek; Kürtleri azınlık görmeyen Lozan Antlaşması inkar edilmiş oldu. Batılı PKK militanlarını bağımsızlık yanlısı aktivist (Her ne demekse?) ilan etti. Sonuç itibariyle PKK ile barış yapıldığı ortaya çıktı. Yani barışın diğer ucu PKK. Yazık, yazık ki ne yazık…

Gençler hatırlamaz… 1978’lerde 1.MC ve 2.MC adı altında ve Süleyman Demirel öncülüğünde Milliyetçi Cephe Hükümetleri kurulmuştu. Pantürkizm ve Panislamizm hareketlerinin oy potansiyeli toplam yüzde 10 mertebesindeydi. Şimdi bir kanat yüzde 50 ile iktidarda ve muhalefetin önemli bir kanadı da yüzde 20’lerdedir. Demirel’in 12 Eylül Anayasasına atıfta bulunarak “Bu yasayla ülke yönetmek kolay” deyişi hala akıllardadır.

Ülkeyi cephelere bölenler, laik anti laik zıtlığı yaratanlar, PKK’yı araç olarak kullananlar, siyasiler, toprak ağaları ve arabesk sermaye önderleri ve onların bitmek bilmez ihtirasları; faşizmin ülkeden defedilememesinin nedenleridir.

Sözün bittiği nokta; sanırım şudur!

Geçenlerde birisi arabayı kaldırımın üzerine park etti. 'Ceza yazıyorlar ve arabayı çekiyorlar' ikazıma aldığım yanıt şu oldU, ”Ağabey bir şey olmaz, araba komiserimin”. Sokaktaki adamın hak hukuktan anladığı bu ve bundan fazlasını talep etme gibi reflekse de sahip değil.

Ne alaka diyebilirsiniz. Ancak faşizm; en çok, doğru yaşamaya çalışan sade insanlara zarar veriyor.