Spor turizminin Antik Çağ’daki oyunlarla başladığı varsayılır. Akdeniz havzası insanının organizasyonları izlemek ya da bilfiil yarışlarda yer almak için iki bin yıl önce yaptığı seyahatler günümüzde bambaşka boyuta ulaştı. Şimdilerde endüstriyel spor ve onun her ölçekteki organizasyonu milyonlarca insanı bir şehirden diğerine taşıyor ve o şehrin/bölgenin tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Sporun bir turizm çeşitliliği olarak sunumu ise görece daha yeni ve farklı ele alınması gereken bir kavram.

Spor turizmi öncelikle bir fiziki alt yapıyı gerektiriyor. Bu tesislerin işletilmesi ve pazarlanması ise arkadan gelen sorunları oluşturuyor. Türkiye’nin kaynak turizm pazarının daha soğuk Avrupa ülkeleri olduğu düşünüldüğünde, tesis planlamasında iklim koşulları öne çıkıyor. Sevilla’daki ‘Sports and Events Europe’ spor turizmi fuarında destinasyon ölçeğinde görücüye çıkarak, Uluslararası Plaj Sporları Merkezi’ni tanıtan Alanya bu anlamda ülkemizde bir ilki oluşturuyor.

23-25 Mart günleri arasında yapılan ve ‘alıcılar’ yani ülkemize sporcu getirmeye hazır organizatörler ile ‘pazarlayıcılar’ yani beldemiz tesis sahiplerini bir araya getirmeyi amaçlayan İspanya’daki fuara, Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) bünyesinde katılan Alanya’nın 27 ayrı görüşme yaptığı bildiriliyor. Farklı spor dallarından organizatörlerle yapılan ikili görüşmelerde hem şehirdeki var olan tesislerin hem de açık deniz yüzme, triatlon ve atletizm gibi doğal ortamda gerçekleştirilebilecek sporlara ilişkin tanıtımın yapıldığı söyleniyor.

Deneyimli spor turizmcileriyle yapılan buluşmalarda ülkemizin hangi şartlarda sporcu konuk alabileceği de tartışılıyor. Örneğin daha gelişmiş ve refah İskandinav insanı gittiği destinasyondaki yerel halk ile ortaklaşa gerçekleştireceği organizasyonları öncelerken, bir diğeri tesisin otellere uzaklığını bir ölçüt olarak alıyor. Yarışmacı sporcular spor turizmini hazırlık kampı olarak düşünürken, daha çok harcama yapan orta ve üstü yaş grubuna seslenen ve özellikle meslek gruplarına yönelik keyifli aktiviteler, farklı planlanabiliyor.

Burada bölgenin yol altyapısı, sporculara buluşma ortamı sağlayacak sosyal donatılar, malzeme desteği verecek satış noktaları ve yöre insanının sporcuya davranışı önemli rol oynuyor. Asıl önemli olanın ise konuklara standartlara sağlanmış, yarışma yapılabilen spor tesisini sağlamak olduğu öne çıkıyor. Spor turizminin Avrupa için soğuk sayılan kasım ve mayıs ayları arasındaki dönem için planlandığı bilindiğinde, Alanya’nın Uluslararası Plaj Sporları Merkezi’nin ne doğru bir yatırım olduğu anlaşılıyor. Hele ki Ortadoğu’nun kana bulanmasıyla dünya ve ülkemizin sürüklenmeye hazırlandığı ve turizm gelirlerinin yine bir kurtarıcı olarak ortaya çıktığı kaotik bir dönemde…