Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda tarım ve yem sektörünün ekonomik durumu değerlendirildi. Toplantıda söz alan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, Türkiye genelinde buğday ve arpa üretiminde rekor seviyelere ulaşılmasının beklendiğini, ancak artan maliyetler ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle üreticinin ağır bir krizle karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Büyükselçuk'un aktardığına göre, bu yıl Türkiye'de yaklaşık 23-24 milyon ton buğday ve 10 milyon ton arpa üretimi öngörülüyor. Geçtiğimiz yıl 33-34 milyon ton seviyesinde olan toplam tahıl üretiminin bu sezon yüzde 30'luk bir artışla 43 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu artışın bir sonucu olarak buğday ihracatı yeniden serbest bırakılırken, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) de alım hedeflerini revize etmek zorunda kaldı. Başlangıçta 9-10 milyon ton alım planlayan TMO'nun, piyasadaki finansman sıkıntısı sebebiyle sanayicinin aktif olamaması üzerine alımlarını yüzde 50 oranında artırarak sezon sonunda 14-15 milyon tona ulaşacağı ifade edildi.
KÜRESEL KRİZ VE GİRDİ MALİYETLERİ
Üretimdeki sevindirici tabloya rağmen, Karadeniz havzasındaki jeopolitik gerilimler sektörü doğrudan etkilemeye devam ediyor. Rusya-Ukrayna savaşının yeniden şiddetlenmesi ve sivil gemilerin hedef alınması, küresel piyasalarda hububat ve yağlı tohum fiyatlarının döviz bazında bir hafta içinde yüzde 20 ile yüzde 50 arasında artmasına yol açtı. Türkiye'nin yem ham maddesinde yüzde 56 oranında dışa bağımlı olduğuna dikkat çeken Büyükselçuk, buğdayın yüzde 98'i, ayçiçeğinin yüzde 97'si, mısırın yüzde 86'sı ve kepeğin yüzde 84'ünün söz konusu iki ülkeden tedarik edildiğini vurguladı.
MALİYETLER ÜRETİCİYİ NASIL ETKİLİYOR?
Tarımsal üretimde rekor kırılmasına karşın, gübre fiyatlarında yaşanan yüzde 64,4'lük artış ve yüzde 40 ile 60 bandında seyreden kredi faiz oranları, üreticinin kar marjını eritiyor. Geçmiş yıllarda stoklu çalışarak fiyat dalgalanmalarından korunan sanayici ve üretici, mevcut faiz yükü altında stok yapamaz hale geldiği için küresel piyasalardaki her maliyet artışı anında iç piyasaya yansıyor.
Yaklaşık 40 yıldır sektörde faaliyet gösterdiğini belirten Büyükselçuk, 1994, 2001 ve 2008 krizlerinden farklı olarak mevcut ekonomik koşulların sürdürülemez bir noktaya ulaştığını ifade etti. Eskiden işletmelerin karlılık üzerinden değerlendirildiğini hatırlatan Büyükselçuk, bugün gelinen noktada piyasada yalnızca zararın konuşulduğunu aktardı. İhracattaki yüzde 33'lük artışın desteklenmesi gerektiğini savunan meclis üyesi, önümüzdeki günlerde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapılacak görüşmelerde tarımsal girdilerin kontrol altına alınması taleplerini ileteceklerini duyurdu. Antalya ve Akdeniz bölgesindeki tarımsal faaliyetleri de yakından ilgilendiren bu maliyet krizinin, önlem alınmaması halinde sektör genelinde geniş çaplı iflas dalgalarına yol açabileceği değerlendiriliyor.





