Bir şeyi, bir siyasi yapıyı ya da siyasetçiyi değerlendirirken, genelde objektif olmaktan oldukça uzak, siyasi tercihlerimizin, belli önyargılarımızın ve saplantılarımızın hatta tekdüze bakış açımızdan kaynaklanan algı sapmalarının...

Bir şeyi, bir siyasi yapıyı ya da siyasetçiyi değerlendirirken, genelde objektif olmaktan oldukça uzak, siyasi tercihlerimizin, belli önyargılarımızın ve saplantılarımızın hatta tekdüze bakış açımızdan kaynaklanan algı sapmalarının etkisinde kalarak bir değerlendirme içine girebiliyoruz!
Siyasi tercihimiz ve dünya görüşümüz ne olursa olsun, hangi gerekçeyle olursa olsun, beğenelim beğenmeyelim, sevelim sevmeyelim, Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Alanyalı olduğunu ve salt Türkiye’de değil, dünyada, özellikle de Avrupa’da önemli bir siyasi aktör konumuna geldiğini, Alanya’yı her platformda başarıyla temsil ettiğini, siyaset arenasında, ciddi bir statü sıçraması yaptığını kabul edip onunla övünmeliyiz.
Her şeyde olduğu gibi, kişileri ve siyasileri özellikle de Mevlüt Çavuşoğlu’nu sevapları ve günahları, olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele alıp, belli eleştirilerde bulunmak herkesin hakkı.
Övgü ve yergi hepimiz için söz konusu.
Bundan gocunmak kimsenin haddine değil!
Sayın Çavuşoğlu’nun görevi nedeniyle Alanya ile fazla ilgilenememesinden şikayet etmek kadar doğal bir şey olamaz ama her nimetin bir de külfeti olabileceğini de kabul etmek zorundayız.
Sıradan bir siyasetçi konumunda olup, Alanya’dan ve halkın içinden çıkmayan ve hiç bir iş beceremeyecek bir konumda olan bir Çavuşoğlu mu, yoksa Alanya’ya yeterince zaman ayıramasa da, Alanya’nın önemli sorunlarına çözüm bulabilen bu etkinliğe sahip bir Çavuşoğlu mu Alanya için daha faydalı olur sorusunu kendimize sormamızda yarar var.
Bana göre, üçüncü defa parlamentoya taşınacak olan ve siyasette, özellikle de iktidar kanadında önemli bir siyasi aktör konumunda bulunan Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya özelindeki siyasi kutuplaşmadan, muhalefet partilerine mensup önde gelen isimlerle polemiğe girmekten özellikle kaçınması çok olumlu olmasına karşın, parti içi kutuplaşmadan da aynı şekilde uzak durması, hizip dışı kalması, herkesi kucaklaması hatta böyle bir bütünlüğün sağlanması için, geçmişi unutup geleceğe birlikte yelken açabilecek bir parti bütünlüğünün sağlanması için devreye girmesi gerektiğine inanıyorum.
Böylesine önemli parti içi bir sorunun çözümü, AK Parti’nin dinamizmine dolayısıyla da Alanya’ya ve Alanya’da yaşayan bizlere ciddi katkılarda bulunacağına yürekten inanıyorum.
Dün dünde kaldı, bugün herkes yepyeni politikalara yelken açmak zorunda.
Siyasette ne kalıcı dostluklar ne de düşmanlıklar vardır.
Dün aynı cephede yer aldıkların bugün karşı cephelerde, dün karşı cephelerde savaştıklarınla da bugün birlikte hareket edebilirsin!
AK Parti içinde Sayın Sipahioğlu’nun parti politikalarının dışında kalıp, geçmişte kendisi ANAP İlçe Başkanı, Sayın Cengiz Aydoğan da Alanya Belediye Başkanı iken uyguladığı grup kararı alışkanlığını, AK Parti’de uygulamaktan kaçınması, AK Parti yönetimi, özellikle de Belediye Meclisi üyeleriyle birçok konuda ters düşmesi ve bu ters düşüşlerin de kamuoyu önünde yapılması, AK Parti’ye verdiği zarar bir yana, Alanya’ya yapılması gereken yeni ve sağlıklı yatırımların yapılmasına da engel teşkil edebilmektedir.
Sayın Başkan, uzun süredir uygulamakta olduğu tek adam alışkanlığını biraz olsun bırakıp, ortak akılla kolektif bir arayış içine girmeye çalışmasında büyük yarar var!
Bu kutuplaşmada kimin haklı ya da haksız olduğu önemli değil.
Önemli olan, bu kısır çekişmenin ortadan kaldırılarak, yeni projeler üretilerek bunların hayata geçirilmesidir.
Bu konuda da, Sayın Çavuşoğlu belirleyici bir rol üstlenebilir.