Bilader eski Alanya'da hööle kik gibi giyinen adamlar vardı. Pantulları ciled gibi ütülü olurdu. Engile giyinenlerden biri İramedli Marçıl'ın Amat Emmi'di. Biri de İramedli Uzun Amat Emmi'di. Biri de Pilipis ıradiyosu satan Ali Gögce'eydi. Taa engile giyinen biseel Alanyalı vardı.
Bigün Alanya'daki banganın birine bi müdür tayin olmuş. Gelikene elinde takım elbiselik gumaşı da varımış. Nahıl olsa Alanya'da terzinin birine digdiririn demiş. Alanya'da terzilerin alayını dolaşmış. Alayı da “Müdürüm, Marçıl'ın Amat Emmi'nin elbisesi var. Hindi onu dikiyom. Onun işini bitireem, senin elbiseyi dikelim” demiş.
Marçıl'ın Amat Emmi'nin haggatan Alanya'da on gadar terzide de dakım elbiselik gumaşı varımış. En son vardığı terzi de engile deyinsire müdürün kafası admış:
“Ben bu elbisenin gumaşını da Marçıl'ın Amat Emmi'ye hediye ediyom. Bu gumaştan Amat Emmi'ye güzel bi dakım dikiverin, dikim parasını da benden alın. Necimiş eyeen bu adam?” demiş.
Haggatan elbiselik gumaşı gomuș, varmıș gedmiş. İşdacıkana size bi terzi hikayesi. Marçıl Amat Emmi'ye, ölmüş terzilerimizin alayına Allah'dan iramed, galanlarına saalık dileyom.
Benden bönlük bu gadar. Hadi galın saalıcaala.