Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı Mahallesi'nde 1974 yılından bu yana devam eden kadastro ve mülkiyet anlaşmazlıkları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilen yeni kanun teklifiyle çözüme kavuşuyor. AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu'nun yaptığı açıklamaya göre, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında yapılan değişiklikler, bölgedeki 52 yıllık belirsizliği ortadan kaldıracak.
Kabul edilen yasa paketinde yer alan Orman Kanunu Ek-23'üncü maddesi, doğrudan Çıralı'daki mülkiyet krizini hedef alıyor. Yaklaşık 700 dekarlık alanı kapsayan düzenleme sayesinde, geçmişte tarım arazisi olan ancak sonradan orman vasfına alınan bölgeler yeniden değerlendirilecek. Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, vatandaşlarla devlet arasındaki hukuki çelişkilerin giderilmesi hedefleniyor.
700 DEKARLIK ALANDA NELER DEĞİŞECEK?
Sürecin çok karmaşık bir hukuki geçmişe sahip olduğunu aktaran Milletvekili Uslu, arazilerin geçmişte 2-B statüsüne alındığını, ardından mahkeme kararlarıyla tekrar orman statüsüne döndürüldüğünü belirtti. Yeni yasal düzenleme ile alanın bilimsel raporlar ışığında tekrar incelenerek 2-B statüsüne kavuşturulması ve kullanıcılara iadesi sağlanacak.
2-B STATÜSÜ VE KORUMA İMAR PLANI SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Türkiye genelinde orman vasfını yitirmiş arazilerin hak sahiplerine satışını öngören 2-B uygulaması, Çıralı'da mevcut yapıların hukuki bir zemine oturmasını sağlayacak. Bölgenin orman statüsünde kalması nedeniyle daha önce alınan yıkım kararları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan koruma imar planı çerçevesinde iptal edilecek. Çıralı, koruma imar planının Türkiye'de tam anlamıyla uygulandığı ilk köylerden biri olarak kayıtlara geçecek.
TBMM
Genel Kurulu'ndan geçen ve doğrudan Çıralı'ya özgü bir mülkiyet çözümünü barındıran bu kanun, bölge halkı tarafından uzun yıllardır bekleniyordu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü'nün de katkı sunduğu sürecin, Antalya'nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Kemer'deki altyapı ve mülkiyet sorunlarına kalıcı bir standart getirmesi öngörülüyor.





