2006 yılında bağımsızlığını ilan eden Karadağ Cumhuriyeti, yüzde 70’i dağlık bir bölgedir. Adriyatik Denizi'ne açılmaktadır. Önümüzde uzunca bir yolculuk vardır. Dünyada tembelliğin tavan yaptığı ülkedir. Tembellik yasası olan tek ülkedir. Dağların durumu itibariyle orman yangınlarına müdahale şansı çok zayıftır. Başkenti Podgoritsa'dır. En güzel bölgesinin “Budva” kenti olduğu söylenmektedir. Tarihi Kotor şehri ise UNESCO koruma listesinde tarih, kültür ve ilim merkezi olarak yer almaktadır.
‘Karadağ Tembellik Anayasası'nın içeriği dikkatimi çekmişti. On maddelik yasada; “1- İnsan yorgun doğar, tembellik için yaşar. 2- Yatağını kendini öper gibi öp. 3- Geceleri uyumak için gündüzleri dinlen. 4- Çalışma, çalışmak öldürür. 5- Dinlenen birini gördüğünde ona yardım et! 6- Çalışabildiğinin en azını çalış, mümkünse işi başkasına yaptır(itele). 7- Gölgeler kurtuluştur, dinlemekten kimse ölmez. (Tarlada çalışanlar için) 8- Çalışma ölüm getirir, çalışarak erken ölme. 9- Olursa çalışma isteğin, otur, bekle, göreceksin ki geçecek. 10- Yiyen birini görünce yanaş, çalışanı görünce uzaklaş, rahatsızlık verme.” denilmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise anayasayı; "Türk öğün, çalış, güven!" diye özetlemiştir.
Adriyatik Denizi'ne kıyısı nedeniyle sahilden uzayıp giden denize nazır yolu, Antalya’yı hatırlatıvermişti. Vatan, her yerde insanın burnunda tütüveriyor. Bar kentinde çay, kahve molası ziyareti yapılan Selimiye Camii’inde; “Selimiye Camii ve İslam Kültür Merkezi, yapımına 28.07.2002 yılında Bar İslam Birliği tarafından başlanan, Selimiye Camii ve İslam Kültür Merkezi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nca tamamlanarak, 29.05.2014 yılında hizmete açılmıştır.” açıklaması yer almaktadır.
Milyarderler Adası, Sveti Stefan, mini Dubrovnik, Budva şehir merkezi yakınında dünyaca ünlü zenginlerin tatil yaptığı hemencecik kıyıda, yamaca doğru çok özel ve güzel villa tipi otel ve restoranların yer aldığı çok da güzel görünümlü adacıktır. Kısa ve dar geçitten varılmaktadır. Yolun kenarındaki seyir terasından fotoğraflanmaktadır. Antalya’daki Fare Adası milyarder değilse bile milyonerler adasına dönüştürülebilir diye içimizden geçmiştir. Önemli turizm cazibesi yaratabilir. Doğallığı da korunmalıdır.
Kotor, Montenegro şehrinde tur rehberimiz herkese birer harita dağıtmış; doyasıya dolaşmamız için süre vermişti. Tuvalet, yeme-içme, alışveriş süreci de dahildi. Ancak dakikasında otobüste olunmalıydı. Program aksatılmamalı, vakit iyi kullanılmalıydı. En zoru otobüs park alanı iniş-biniş noktalarındaydı. Rehber, Abdülkadir Önüm Bey, Montenegro, Kotor şehrini harita üzerinden "Kotor Old Town"u anlatmaya başlamıştı:
“Arkadaşlar! Harita üzerinde burası 44 numara, şehrin ana meydanıdır. Burası küçük bir Ortaçağ şehri dedik. 44 numaralı meydan içerisinde bizi ilk karşılayan şey, şüphesiz, şehrin sembollerinden saat kulesidir. 1600 yılında inşa edilmiştir. Bakın, burada 79’da büyük bir deprem yaşanacak ve deprem sonucunda %80’i yıkılacak. Budva ve Kotor şehirleri kıyı bölgesi bir fay hattı üzerinde yer alıyor.
Yaşanacak bu deprem sonrasında şehirler çok ciddi büyük zarar görecek. 7 şiddetinde deprem söz konusu olacak ve şehir adeta yeniden inşa edilip turizme kazandırılacak. Çok nadir yapılar günümüze kadar ayakta kalabilecek. Saat kulesi aslında hafif biraz yamuktur. Bu depremden kalan yamukluktur. Söz konusu şehir zenginlerin yaşamış olduğu bir şehir idi. Bakın, zenginlerin yaşamış olduğu bir şehir idi...”