İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi gerekçesiyle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapattığını duyurdu. İran devlet televizyonunun aktardığına göre, savaşı yürüten Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı tarafından yapılan açıklamada, bu hamlenin ABD'ye karşı atılan ilk adım olduğu vurgulandı.
Kararın ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da bölgedeki gemilere acil bir uyarı geçti. Yapılan bildirimde, ticari ve askeri gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları gerektiği, aksi takdirde seyir güvenliklerinin ciddi şekilde tehlikeye gireceği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, düşmanın yükümlülüklere uymaması halinde daha sert adımların planlandığı belirtildi.
ABD ORDUSUNDAN 'BOĞAZ AÇIK' MESAJI
İran'ın kapatma kararının hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayımladı. Tahran yönetiminin kararına doğrudan atıf yapılmayan açıklamada, boğazın gemi geçişlerine açık olduğu ve uluslararası ticaretin kesintisiz devam ettiği bildirildi.
CENTCOM verilerine göre, 20 Haziran itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği artarak sürüyor. Komutanlık, söz konusu tarihte 55 ticari geminin güvenli geçiş yaptığını ve bu gemilerin küresel pazarlara 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığını kaydetti. ABD ordusu, bölgedeki güvenli geçişleri sağlamak amacıyla deniz görevine devam ettiğinin altını çizdi.
İSLAMABAD MUTABAKATI NEDEN TEHLİKEDE?
Küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim, kısa süre önce sağlanan diplomatik uzlaşının kırılganlığını gözler önüne seriyor. Pakistan aracılığında yürütülen müzakereler sonucunda, 14 Haziran'da savaşın durdurulmasını öngören 14 maddelik bir uzlaşıya varılmıştı.
İslamabad Mutabakatı olarak adlandırılan belge, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanmıştı. Mutabakat; Lübnan'daki çatışmaların bitirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını içeriyordu. Tarafların, nükleer program ve yaptırımların kaldırılması için 60 günlük yeni bir müzakere sürecine başlaması beklenirken yaşanan bu son kriz, diplomatik çabaları yeniden belirsizliğe sürükledi.




